Eğer karşıt hisse seçimleri en iyi getirileri düşüşten iki veya üç yıl önce vermiyorsa, alış, için neden bir yıl beklemiyoruz?"
Bu haklı bir soru. Cevabımızı birkaç parçada verelim:
Bizler, bir hisseyi iki, üç hatta beş yıl tutmaya razı olan, uzun vadeli yatırımcılarız. Bir hissenin getirisi yıldan yıla değişir ama araştırmalar stratejilerimizin piyasa ortalamalarını sağlıklı bir şekilde geçen, ortalama yıllık getiriler ürettiğini gösteriyor.
Karşıt hisse getirileri alıştan iki veya üç yıl sonra hızlanır, ama ilk yıl-da da çok iyi getirilerin gerçekleştiği pek seyrek değildir. Unutmayın ki, yatırımcılar kötü habere ne kadar aşırı tepki gösterirlerse, geri toparlama da o kadar çabuk olur. Bu aşırı tepkinin derecesini ölçmek kolay değildir ve beklemek, o ilk patlamayı yakalayamayabilir. Bizim hedefimiz toplam getiridir. Yani, tutuş dönemi sonunda, yıllık ortalama getirimizin piyasanın genelinden daha iyi olması.
Karşıt yatırımın esası, başkaları almıyorken alım yapmaktır. Bir hissenin fiyatı toparlanıncaya kadar beklemek kitleyle birlikte alıma geçmek demektir ki bu karşıtların yaptığı bir şey değildir. Howe'un çalışması, "yarısı kadar düştü kuralımızın" mantıklı bir başlangıç noktası olduğunu kanıtlamaktadır.
Son olarak da, karşıtlar olarak tek amacımız getiriler değildir. Aynı zamanda riskimizi de azaltmak isteriz. Karşıt hisseler genelde piyasa ortalamasından daha değişken olurlar; yâni, o hisselerin fiyat hareketleri, hisselerin genelinden daha kuvvetli olur. Bu tür hisselerin fiyatlarına o kadar çok kötü haber yansımıştır ki, bu değişkenlik daha ziyade yukarıya yöneliktir. Kısacası, karşıt hisseler zaten çok düşmüş olduklarından, hareket ettiklerinde bu genellikle yukarı doğru olur. Hisse yukarı hareket etmeye başladıktan sonra alıma geçmeyi beklemek, riskinizi