Yatırım işindeki birçok kişi üçüncü seçeneği tercih eder. İyi niyetli ve yasalara saygılı olsalar da, tıpkı araba hırsızları gibi getiriyi bedel ödemeksizin elde etmek için hileler ve stratejiler oluştururlar. Piyasalarda alım ve satım yaparlar. Bir sonraki ekonomik durgunluktan önce satmaya, bir sonraki patlamadan önce alım yapmaya çalışırlar. Çok küçük bir deneyim sahibi olan yatırımcılar bile çoğunlukla, oynaklığın gerçek ve yaygın olduğunu bilir. Böylece birçoğu, bir sonraki mantıklı adımı atar: Oynaklıktan kaçınmaya çalışır.
Ancak Para Tanrıları, bedelini ödemeden ödül arayanlara pek iyi gözle bakmazlar. Bazı araba hırsızları paçayı sıyırır.
Fakat çoğu yakalanıp cezalandırılır.
Yatırım işi de aynı böyledir.
Morningstar bir dönem, taktiksel yatırım fonlarının, yani stratejileri uygun görünen zamanlarda portföy dağılımındaki hisse senetleri ile tahviller arasında geçiş yaparak, piyasa getirilerinde aşağı yönlü riski düşük tutmak olan fonların performansını incelemişti. 50 Bedelini ödemeden getiri istiyorlardı. Bu çalışma, ABD borsalarının yeni bir ekonomik durgunluk korkusuyla çılgına döndüğü ve S&P 500 Endeksi'nin % 20'nin üzerinde düştüğü 2010 yılı ortasından 2011 sonlarına odaklanıyordu. Tam da taktiksel fonların iyi iş çıkarması gereken türden bir ortamdı. Parlamaları gereken andı.
Morningstar'ın hesabına göre, bu dönemde 112 taktiksel yatırım fonu vardı. Bunlardan sadece dokuzunun riske göre düzeltilmiş getirisi, hisse senetleri ile tahviller arasında 60/40 dağılım uygulayan sıradan bir fondan daha iyiydi. Maksimum düşüş açısından ise taktiksel fonların dörtte birinden azı, kendi haline bırakılmış bir endeksten daha iyi sonuç deneyimlemişti. Morningstar şöyle yazıyordu: "Birkaç istisna dışında, [taktik fonlar daha az kazandı, daha oynaktılar, ve onlar da kendi