Kitap okumayı çok seven,her gün yeni bilgiler öğrenmeyi, doğa gezilerinde fotoğraf çekmeyi kendine hobi haline getirmiş, bisiklet turunu, yürüyüşü ve denizde yüzmeyi hayatının merkezine koyan kendi halinde münzevi bir kitap kurdu :)
Bunun uzun vadeli bir finansal planı nasıl etkileyebileceğini görebilirsiniz. Charlie Munger, bileşiklendirmenin ilk kuralının asla gereksiz yere ara vermemek olduğunu söylüyor. Ne var ki, hayattan istedikleriniz değiştiğinde parayla ilgili bir planı -kariyer, yatırım, harcamalar, bütçeleme, her neyse- nasıl kesintiye uğratmazsınız? Zor. Ronald Read -kitabın başında tanıştığımız varlıklı hademe- gibi insanların ve Warren Buf-fett'ın bu kadar başarılı olmasının bir nedeni, on yıllardır aynı şeyi yapmaya devam etmeleri ve bileşiklendirmenin coşmasını sağlamalarıdır. Ancak çoğumuz ömrümüz boyunca o kadar evriliriz ki, on yıllarca aynı şeyi yapmaya devam etmek istemeyiz. Ya da ona yakın bir şey olur. Yani 80 küsur yıllık bir ömür yerine, paramızı belki de birbirinden ayrı, 20'şer yıllık dört blok halinde düşünmeliyiz.
Hepimiz" diyor Gilbert, "Bir yanılsama içinde yol alıyoruz; geçmişin, kendi kişisel geçmişimizin şimdi sona erdiğine, olmamız gereken kişi olduğumuza ve yaşamımızın sonuna kadar da böyle olacağımıza dair bir yanılsama yaşıyoruz." Bu dersi asla öğrenmeme eğilimindeyiz. Gilbert'ın araştırması, 18 ila 68 yaş arasındaki insanların gelecekte ne kadar değişeceklerini hafife aldıklarını gösteriyor.
Uzun vadeli finansal planlama esastır. Ancak işler değişir; sadece sizi çevreleyen dünya değil, kendi hedefleriniz ve arzularınız de başka yerlere gidebilir. "Geleceğin ne getireceğini bilmiyoruz" demek bir şeydir. Ancak bugün, gelecekte ne isteyeceğinizi kendinizin bile bilmediğini kabul etmek, başka bir şeydir. Ve gerçek şu ki, pek azımız biliriz. Gelecekte ne isteyeceğinize dair görüşünüz muhtemelen değişeceğinden, uzun vadeli kalıcı kararlar vermek zordur.
Psikologların Geçmişin Sonu Yanılsaması dediği bir eğilim var: Yani insanların geçmişte ne kadar değiştiklerinin keskin bir şekilde farkında olmaları, ancak kişiliklerinin, arzularının ve hedeflerinin gelecekte ne kadar değişebileceğini hafife almaları.
Parayla ilgili en büyük zayıf halka, kısa vadeli harcama ihtiyaçlarını finanse etmek için yalnızca maaş bordronuza güvenip, ne kadar harcadığınızı ve gelecekte ne kadar harcayabileceğinizi düşünürken, bu ikisi arasına mesafe koyacak hiçbir birikim yapmamanızdır.
Çoğu zaman -en varlıklıların bile- gözden kaçırdığı püf noktası, Onuncu Bölümde gördüğümüz şeydir: Birikim yapmak için belirli bir nedene ihtiyacınız olmadığını anlamak. Bir ev veya araba almak ya da emeklilik için para biriktirmek iyidir. Ancak, muhtemelen tahmin edemeyeceğiniz ve hatta kavrayamayacağınız şeyler için -tarla farelerinin finansal eşdeğeri - tasarruf etmek de aynı derecede önemlidir.
Birikimlerinizi ne için kullanacağınızı öngörmek, gelecekte ne kadar harcama yapacağınızı tam olarak bildiğiniz bir dünyada yaşadığınızı varsayar; ki, bunu hiç kimse bilmez. Ben çok birikim yapıyorum ve bu birikimlerimi gelecekte ne için kullanacağımı bilmiyorum. Sadece bilinen risklere hazırlıklı olan planların pek azı, gerçek dünyada ayakta kalabilmek için yeterli güvenlik marjına sahiptir.
Nitekim, her planın en önemli kısmı, planınızın plana göre gitmemesini planlamaktır.