Egzersiz, zengin olmak gibidir. "Görevimi yaptım ve şim di kendime mükellef bir yemek ısmarlamayı hak ediyorum" diye düşünürsünüz. Servet, bu ödül yemeğini geri çevirir ve aslında, net kalori yakar. Bu zordur ve özdenetim gerektirir.
Ancak yapabildikleriniz ile yapmayı seçtikleriniz arasında, zaman içinde size geri dönen bir fark yaratır.
Birçoğumuz için sorun, zengin rol modelleri bulmanın kolay olmasıdır. Varlıklı, yani servet sahibi insanları bulmak daha zordur; çünkü başarıları, tanım gereği daha gizlidir.
Elbette, bir şeylere çok para harcayan servet sahibi insanlar da var. Ancak bu durumlarda bile servetlerini değil, zenginliklerini görüyoruz. Almayı seçtikleri arabaları ve belki de çocuklarını göndermeyi seçtikleri okulları görüyoruz. Tasarruflarını, emeklilik hesaplarını veya yatırım portföylerini görmüyoruz. Aldıkları evleri görüyoruz, biraz esneseler alabilecekleri evleri değil.
Buradaki tehlike, bence çoğu insanın derinlerde bir yerde servet sahibi olmak istemesi. Henüz harcanmamış finansal varlıkların verebileceği özgürlüğü ve esnekliği istiyorlar. Ama "paraya sahip olmak, para harcamaktır" fikri o kadar içimize işlemiş ki, aslında servet sahibi olmanın gerektirdiği kısıtlamayı göremiyoruz. Göremediğimiz için de, öğrenmemiz zor.