Kitap okumayı çok seven,her gün yeni bilgiler öğrenmeyi, doğa gezilerinde fotoğraf çekmeyi kendine hobi haline getirmiş, bisiklet turunu, yürüyüşü ve denizde yüzmeyi hayatının merkezine koyan kendi halinde münzevi bir kitap kurdu :)
Kitabı okumaya başladığım ilk anlarda sanki Wattpad hikayesi okuyor gibi bir hisse kapıldım. Cümleler çok içten çok doğal hatta yer yer sokakta kullananılan argo sözler de var ama olması gerektiği kadar ne eksik ne fazla. Kitaptaki Bestegül karakteri, öğrenciyken okuduğumuz lisede sınıfımızdaki bir arkadaşımız gibi... Sanki tüm yaşadıklarından sonra, o yakından tanıdığımız hayat dolu o güzel kızın sözcükleriyle ondan bir hikaye dinliyorduk.
Yazarın kitap da ele aldığı konu 13 gencin bir arada depremden dolayı çöken metro tünelinde sıkışıp kalan gençlerin kendi aralarında geçen o küçük dünyada yaşanan tüm olayları gün be gün, son saatlerine kadar detaylı olarak aktardığı bir ölüm kalım savaşı içerisinde saf ve masum duygularını birbirine açan iki genç insanın aşkını işliyor.
Emine Tavuz'un kalemini çok sevdim. Konuyu bir genç kızın gözünden, tek ağızdan "ben" diliyle okuyucuya aktarması çok başarılı ve beni kitaba bağlayan ana etmenlerden bir tanesi oldu. İlerleyen zamanda diğer eserlerini de okumayı istiyorum.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim