Senin müziğin: yalnızca dünyanın çevresini sarmalıydı; bizi değil.
Ama ey Tanrım, kulağı henüz kız oğlan kız, bakir biri, senin ahenginle yatsaydı, mutluluktan ölür ya da Sonsuz’a gebe kalır ve döllenmiş beyni, doğacakların çokluğundan çatlardı.
Bütün kitapları okumayı görev saymıyorsak bir kitabı açmaya hakkımız olmamalıdır. Her satırla dünyanın bir parçasını koparıyoruz. Kitaplara başlamadan önce dünya, eksiksizdi, tamdı ve kitaplar bitirildikten sonra belki yine bir bütün olacaktır. Ama okumasını beceremeyen ben, onlarla nasıl boy ölçüşebilirdim?
"Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey içimde daha derinlere işliyor, her zamankinden daha derinlere? Bir iç dünyam varmış da bilmezmişim. Her şey şimdi oraya gidiyor. Orada neler olup bittiğini bilmiyorum"