Ben dünyaya, kaybolan topunu aramaya gelmiş bir insanım; bu yolculukta, yokuşlara, hendeklere, uçurumlar, deniz ve dağlara tesadüf etmem tabiî değil midir?
Ne tuhaf... İnsanlar bir kırık testiyi, bir taş parçasını, tarih, sanat ve estetik kıymetleri için asırdan asıra intikal ettiriyorlar ve bu sanat eserlerinin karşısında zevkten dilleri tutuluyor da, rûhun, mananın dokunduğu şaheserlere dudak büküyorlar.