Ben dünyaya, kaybolan topunu aramaya gelmiş bir insanım; bu yolculukta, yokuşlara, hendeklere, uçurumlar, deniz ve dağlara tesadüf etmem tabiî değil midir?
Ne tuhaf... İnsanlar bir kırık testiyi, bir taş parçasını, tarih, sanat ve estetik kıymetleri için asırdan asıra intikal ettiriyorlar ve bu sanat eserlerinin karşısında zevkten dilleri tutuluyor da, rûhun, mananın dokunduğu şaheserlere dudak büküyorlar.
Ezelî hükme göre, kâinatın bütün zerreleri çift çifttir ve her cüz'ü kendi çiftine âşıktır. Ârifin nazarında gökyüzü erkek, yeryüzü kadındır. Göğün verdiğini yer alır, besler. Yerin hârareti azaldı mı gök hâraret yollar, rutûbet bitti mi rutûbet verir. Kadına nâil olmak içinonun etrâfında dönüp dolaşan erkek gibi, felek de zâmanede, dönüp dolaşmaktadır. Yeryüzü ise hanımlıklar etmede, doğurduğu çocukları emzirip yetiştirmektedir.
//Mesnevi