Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm sabah kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oğuz Atay'ın dili oldukça zor ve anlaşılması kolay bir yazar olduğunu söyleyemeyiz. Fakat kendisi öyle bir yazardır ki kendinden sonraki insanların duygularını, karmaşalarını anlayan bir kitap yazıp biz Tutunamayanları sahipsiz bırakmamıştır. O da kendisi gibi Tutunamayanlar topluluğun bir üyesidir kitabı böyle düşünerek okursanız sayfalar kendiliğinden akıp gidecek emin olun. Evet bazen zorlanabilirsiniz şuan ne anlatıyor acaba diye bu gayet normal. Tehlikeli oyunlar kitabında şöyle bir yazı geçer; ''Beni şimdiye kadar otuzyedinci sayfaya kadar okudular, sıkılıp ellerinden bıraktılar, o sayfam açık öylece kaldım, o sayfada sarardım.'' derken sanki kendini tarif etmiştir Oğuz Atay. Keyfli okumalar.