Sessiz yolculuklara çıkıyorum.
Sadece kitap alıntıları ve kitaplar üzerine paylaşım yapanları takip ediyorum.
Paylaşımlarım kendime bir not niteliği taşımaktadır. Kitap dostlarına da faydası olursa tabiki şahsımı mutlu eder.
“Günümüzde büyüme dediğimiz şey, aslında kanseri andıran, nereye gittiği belli olmayan hızlı bir çoğalma. Halihazırda ölüm esrikliği etkisi bırakan bir üretim ve büyüme esrikliği [Wachstumsrausch] yaşıyoruz. Ölümcül bir felaketin yaklaştığını örten bir canlılık yanılsaması yaratıyor bu esriklik. Üretim giderek daha fazla yıkıma benziyor. İnsanlığın kendine yabancılaşması belli bir raddeye, kendi imhasını ona estetik bir haz gibi yaşatma raddesine ulaştı muhtemelen.” Sözüyle başlıyor eser. Kapitalist dünyanın hayatımızda yarattığı değişiklikler ve insanların bu değişikliklere bilinçsizce ayak uydurmasını konu edinmekte. Özgürlük tanımının değişip, bilinçli ifşa dönemine geçiş ele alınmakta. Bu kitabı okuduğumda evet bu yazarın bakış açısı. Ancak hayatımızdaki yaşanan değişimlerin yazarın söylemleriyle örtüştüğü de açık diye hissettirdi bana. Geçmişte insanların özel bilinci, kendisini koruma için bulunan mahremiyet duvarı yıkılıp, kişinin kendini bilinçli ifşaya yöneltmesi ve bunun şeffaflık olarak tanımlanması yazarın eleştiride bulunduğu ve üzerinde değindiği nokta. Felsefi bir düşünce kitabı olması nedeniyle mutlak doğru aramadan, davranışsal farkındalığı uyandıracak bir eser olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kitapta Amerika ve Avrupa’nın eylem ve davranışlarının doğurduğu olumsuzluklara da değinilmiş. Yazarımız Güney Koreli olması ve Almanya’ya göç etmesi nedeniyle içinde birebir tecrübe ettiği göç duygusunu ve düşüncesini şimdiki göç sorunlarıyla harmanlayarak değerlendirmiş. Amerika ve Avrupa’nın kendi çıkarları uğruna sömürdüğü ülkelerin üzerindeki olumsuz etkisini; yer altını sömürdükleri gibi, yer üstündeki insan gücünü sömürmelerini eleştirel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Amerika’nın Kosova’da, Irak’da, Suriye’de yapmış olduğu hatalı eylemlerinin doğurduğu
Günümüzün hiper kapitalizminde sadece bedel geçerlidir. Orada onura yer yok. Sermaye bugün her şeyi kendine tabi kılıyor. Lifetime value, yaşamın her ânı ticarileştirildiğinde bir insandan müşteri olarak çekilen değerlerin toplamı anlamına gelmektedir. İnsan birey burada müşteri değerine veya piyasa değerine indirgenmektedir. Kavramin temelinde insanın tüm kişiliğini, tüm yaşamını katışıksız bir ticari değere tercüme etme niyeti yatıyor. Hiper kapitalizm insan varoluşunu da ticari bir ilişkiler ağında tamamen eritiyor. Günümüzde ticari değerlendirmeden kaçabilen hiçbir yaşam alanı yok artık. Hiper kapitalizm tüm insani ilişkileri ticari ilişkiler haline getirmektedir. İnsanın elinden onurunu almakta ve yerine tamamen piyasa değerini koymaktadır. Dünya bugün tek bir mağaza haline gelmiş durumda.