Hamza TOPRAK

Puan vermedi·304 syf.··
2026 16. kitabı
Şehirlerde pratik bulan entelektüel faaliyetlerin toplumsal ve kültürel alanlardaki etkilerini izleme, orta çağ İslam şehirlerinde bilginin kaynakları, aktarımı ve üretimi üzerine mekânlar, metinler ve öne çıkan ulema üzerine yapılan günümüz araştırmalarının bir hasılasını sunmayı hedeflemektedir. Bu dönemde İslami bilginin aktarımı henüz tam olarak kurumsallaşmadığından Memlük şehirlerinde inşa edilen medrese yapıları dışındaki hankah, ribat ve zaviye gibi kurumlarda ve hatta ulemanın evlerinde de çeşitli dersler icra edildiği görülmektedir. İslam dünyasının dört bir yanından farklı mezhep mensuplarını bir araya toplayan bu ilim meclisleri pek çok bakış açısının bir araya gelmesini mümkün kılmıştır. Ayrıca Memlük şehirlerinde yaşanan entelektüel gerçekliğin modern çalışmalara nasıl yansıdığını ele almaktadır. Dönemin kadın ve çocuklarının ve dört mezhepten ilim taliplerinin bir araya geldiği bu entelektüel çevre, üzerinde daha pek çok soru işareti ile çalışacak pek çok meseleyi barındırmaktadır. Çalışmada Memlūk entelektüel tarihi alanında yeni yaklaşımlar ve yöntemler sunarak meselenin farklı bakış açıları tarafından nasıl problematize edildiğini, Memlūk kaynaklarına nasıl yaklaşılabileceğini ve ne tür sorular sorulabileceğini anlama ve alana dair yeni bakış açıları geliştirme imkânı sunmaktadır.
Tarih
Reklam

Hamza TOPRAK

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.··
2026 16. kitabı
Puan vermedi·312 syf.··
2026 15. kitabı
Türk-İslâm tarihinin en önemli ve en uzu ömürlü devletlerinden birisi olan, iki buçuk asrı aşkın Mısır ve Suriye'de hüküm süren ve Abbasî Devleti'nin yıkılışı ile Osmanlıların ilk devresi arasında kendisine tevarüs eden Türk-İslâm devlet teşkilatı yapısını devam ettiren Memlük Devleti'nin siyasî ve kültürel yapısını anlamak mühimdir. Memlûklerdeki teşkilât yapısı bir taraftan Islâm devletleri geleneğini devam ettirirken, diğer taraftan Türk devlet geleneğini de içinde barındıran bir oluşumdur. Bu bağlamda Memlûkler, kendilerine tevarüs eden bu zengin birikimin doğal bir neticesi olarak hem dönemine hem de kendinden sonrasına tesir eden önemli kurumlar vücuda getirdiler. Bu önemli kurumlardan birisi de hiç kuşkusuz Dîvânü'l-Mezâlim'dir. Memlük Devleti'nin adlî teşkilatı, Türk-İslâm adlî sisteminin bir terkibiydi. Dolayısıyla bütün Türk-İslâm devletlerinde olduğu gibi Memlûklerde de halka adil davranma esastı. "Adalet devletin temelidir." prensibinden hareketle Memlûkler kazâ (yargı) müessesesine ve bu bağlamda Dîvânü'l-Mezâlim'e bakma görevine çok önem vermişlerdir. Bu vazife, Memlûk sultanlarının başta gelen görevlerinden birisiydi. Memlûklerde mükemmel bir adalet teşkilatı organizasyonu vardı. Hemen hemen bütün devlet erkânı, adaletin sağlanması için Yüksek Mahkeme'ye yani Dîvânü'l-Mezâlim'e kendi görevleri açısından az ya da çok katkıda bulunarak yardım etmekteydiler. Bu durum Türk-İslâm devletlerindeki ve bu bağlamda Memlûklerdeki bütün devlet teşkilâtının adalet temeline dayandığını göstermektedir. Bu eserde daha önce ülkemizde üzerinde etraflıca durulmamış ve müstakil bir çalışma yapılmamış olan Memlûklerde Dîvânü'l-Mezâlim (1250-1517) konusu teferruatlı bir şekilde ele alınmıştır.
Tarih-Araştırma
Memlüklerde Divanü’l MezalimMehmet Şeker · Ötüken Neşriyat · 20204 okunma

Hamza TOPRAK

, bir kitap okudu
Puan vermedi·312 syf.··
2026 15. kitabı
Mehmet Şeker
9.5/10 · 4 okunma
DİNDE ZORLAMA VAR mıdır ?
24. Kâfiri imana zorlama yoktur. Ancak Müslümana İslam'ı yaşama zorlaması vardır. “Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırt edilmistir. Artık her kim tağutu inkar edip Allah'a inanırsa. İslam bir kulpa yapısmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyı isitir ve bilir. " Bu ayetteki "Dinde zorlama yoktur" ifadesi yanlış anlaşılmamalıdır. Elbet, bir kâfire zorla "Müslüman ol" demek yoktur. Zaten ikna olup kendi isteğiyle İslam'a girmezse, Müslüman değil münafık olur. Ama aslen Müslüman olan bir insan, İslam'ın öngördüğ tüm sorumlulukları taşımaktadır ve görevlerini yapmadığı akdirde zorlanır.
Reklam