Tamarayfira

Tamarayfira
@Tamarayfira
Şiir ve kitap
Ögrenci
Lisans
Karabük
12 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
"EYLÜL AYININ ENLERİ" en şanslı: OĞLAK en şanssız: BAŞAK "en mutsuz: AKREP ne yazık ki ben:(" en çok düşünen : KOVA en çok kırılan: YAY en özel : TERAZİ en çok değer veren: İKİZLER en çok Kafa takan: ASLAN en içine atan: BALIK en çok yorulan: KOÇ en duygusal: BOĞA en çok üzülen: YENGEÇ 😉SEN NESİN ACABA 😉
Tamarayfira
Koç
Reklam

Melisa

, bir kitap okudu
10/10
·327 syf.·
Beğendi
·
14 günde okudu
·
2018 7. kitabı
Mehmed Uzun
9.2/10 · 3.879 okunma
Tamarayfira
Kitap hakkındakı yorumlarını düsüncelerini bekliyorum iyi okumalar :)
Hayatınızda okuyupta en beğendiğiz 1 kitap ismini söyler misiniz :)
Tamarayfira
Uçurtma avcısı
Az önce çok sevdiğim bir abi üst devrem olarak bana çok güzel bir metin yazdı. Çok gururlandım açıkçası. Bir insanın böyle bir abisi olması ve ona destek vermesi çok güzel bir şey.Yazdığı metin: "Güzelce 4 senede bitir okulunu.Fakülte yıllarını boşa geçirme mutlaka bir dil ile bir programı çok iyi ögren. Lakin şunuda unutma ki derse gidip gelmekle ders geçmekle mühendis olunmaz. Mühendisligin senin kendi iç dünyanda yarattığın bilgin ile şekillenecek ve pratikle gözle görülür hal alacaktır. Kendini sürekli yetiştir. Sen iyi mühendis olacaksın.️" Kendimi ona ifade ettim lâkin burada da paylaşmak istedim içimden geldi bazı arkadaşlar tepki gösterebilir, anlayışla karşılıyorum.
Tamarayfira
Mesleginizle umarım mutlusunuzdur :)
Bir trombosit anısı
Üniversiteye ilk geldiğim sene, derslerim çok kötü idi. Avarelik çağımdı. Nereden buldum bilmiyorum, Ege Üniversitesi Hastanesindeki lösemili çocuklar için yardım kampanyasına dahil oldum. Bir zaman sonra o çocukların "trombosit" denen bir maddeye ihtiyaçları olduğunu ve bunun kandan sağlandığını öğrendim. Ben de bağış için gittim. İhtiyaç sahibi çocuk 7 yaşında Baver isimli çocuk idi. Ailenin büyük oğlu aynı hastalıktan(lösemi) hayatını kaybetmişti. Aile perperişan hastane koridorlarında, bahçede, orada burada kalıyordu. Baver'in ise durumu kritikmiş, acil trombosit gerekiyormuş. Babayı buldum koşa koşa geldi sarıldı bana."Allah razı olsun beyefendi" dedi. Koskoca adam belki 50 yaşın üstünde, 20 yaşındaki birine nasıl beyefendi der ki? Burada şunu sezdim; aile yoksul ve müşkül durumda idi ve o an her yardıma gelen kişi, onlar için umut demekti. Bu umudu yere göğe sığdıramıyordu baba. Neyse bağış yaptım. Çıktıktan sonra baba geldi sarıldı, gözleri ağlar vaziyette. Sanki kendi oğluymuşum gibi sırtımı sıvazladı, tekrar sarıldı. Dualar etti sürekli. Kaç gündür kimsenin gelmediğini çok zor durumda olduklarını söyledi. Hastaneden çıktık beraber elime 20 lira tutuşturdu." Ne olursun al. Öğrencisin, kalkıp buraya geldin, masraf ettin. Bi yemek yersin hiç yoktan. Kusura bakma bu kadar verebiliyom" dedi. Almadım olmaz dedim ama diretti, almak durumunda kaldım.Kendisini borçlu ve mahçup hissetmesini istemedim. Sarıldık vedalaştık sonra ayrıldım. Otobüse binip gittim. Bu anımı paylaşmaktaki amacım aslında toplumun lösemili çocuklar hakkında yeterince bilinçli olmamasındandır. Kendimi yüceltmek veya ego tatmini yaşamak gibi bir derdim asla olmadı. Sadece örnek üzerinden gitmek istedim. Pek çoğumuz trombosit ve grönülosit kavaramlarını bilmiyoruz. Bunlar ne işe yarar bilmiyoruz. O
Tamarayfira
Kan bağışının bir kez daha önemi teşekkürler...