Tankut Kurt

Tankut Kurt
@Tankut
İstanbul
İstanbul
119 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
KÖŞEBENT
Bir yüzümü aldı gitti ustura Çekin şu lambanızı karanlıkta kalayım. Bir yanım sûr, bir yanım Ki sert taşlar oyulur. İçki yalnızlıklarda uzun konuşmalardır Biri varsa susmak. O ağır kapakları hangi şarap kaldırır, Hiç sanmıyorum. Benzeri yüzyıllarda seslenmeler var duy! Yarı yüzümün acısı Hayyam ve Fuzuli Aşkın gözyaşları mı, gördüktü gençken Çok kötü bir filimdir. En yakınımızla bile öyle uzak ki ara Hangi gemi götürür? Bir tepeden koca kent Minnacık bir kutudur.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Açık
Geceleri korkulu yollara gittiniz mi Biz çok şeyi vakit yok pek kısa geçiyoruz Limanda bilinen gemiler oysa açıklardadır Kullanırız bir sözü ama hangi anlamda? İnsan duyar bir yerde birdenbire uyanıp Bir elin bir ışığı neden söndürdüğünü Yandaki odalarda her zaman hasta vardır Sağır duvarlarda eski inilti Şiirlere üşenmemiz bir yerde iyidir Hiç işittiniz miydi? Bir top çizer havada, uzunca bir eğri Ayağına, belki kader, geçmiş gün, bir kadının Düşer bir karanfil... (neyse kısa keselim) Soğurken bir ölü, çok ince bir eli Tutup ısıttınız mı? Aşınmış tahtaları kim yeniler gelince Döner azdan başımız, sonra uzar ıssız kır Bir bizdik san sen, oysa gelir hep biri Kurar yeni barınak kullanıp aynı taşları Yani ne mi diyorum, çok kurak tarla Çünkü asıl şiirler bekler bazı yaşları.
Sayfa 230·Kitabı okudu
DAKTİLO
Bana pek sert vurmuşlar bir yerlerim ağrıyor Ya gün boyu bastıran bu uyku Sevincin sesi çıkmıyor Evlerin önü çeşme, sularım akmıyor Bu çok tuzlu çöreği hangi kalpsiz yedirdi Bağrım fena yanıyor. Kimlerin elinde, herkes benden biliyor Ne hoyrat kullanmışlar Sevincin sesi çıkmıyor.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Nilüfer
Ben oraya koymuştum, almışlar, Arasına sıkışık saatlerin. Çıkarır bakardım kimseler yokken; Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar. Kışken ilkyaz, sularımda açardı; Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı? Eski defterlerde sararırmış yaprak. Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar. Bir ışıktı yanardı gecelerde; Akşam, çiçekler uykuya yattı, Sardı karşı kıyıları karanlık-- Beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.
Sayfa 210·Kitabı okudu
Ses
Kopan çığlar altında kalanlar olduğu Oysa görülüyordu. Bir kadının ileride Bir şeyler hıçkırdığı; Bir erkeğin, birine, Görünmeyen birine bir şeyler seslendiği Oysa görülüyordu. Ama duyulmuyordu. --Ses! Sanki ses olmayınca hiçbiri olmuyordu.
Sayfa 207·Kitabı okudu