Nora, hayatının yokuş aşağı gittiği bir dönemde yaşamından bile vazgeçmek üzereyken kendini Gece Yarısı Kütüphanesi’nde buluyor. Burada saat daima 00.00 ve çok sevdiği Bayan Elm de buranın kütüphanecisi, derken atılıyoruz satırların macerasına. Bu kütüphanede sonsuz sayıda kitap var ve hepsi aynı renkte. Pişmanlıklar kitabı dışında… kitapların her biri Noranın seçimleriyle şekillenmiş pek çok hayat varyasyonlarını içeriyor. Kök yaşamında yaptığı farklı küçük seçimlerin dahi paralel yaşamlarında sınırsız dallara ayrılıp bambaşka yaşamlarına dönüşmesiyle onun yaşamlarını konu edinen sonsuz bir kitaplık…şimdiki yaşamında zihninde ve ruhunda o kadar çok pişmanlıklar var ki Nora, başka türlü bir hayatta mutlu olabileceğine inanmak istiyor. Mutluluk onun için hep ulaşımayı bekleyen bir hedef…Belki babasının hayali olan yüzmeye devam etseydi olimpiyat dereceleri alacaktı ya da en yakın arkadaşıyla kutuplarda balina fotoğrafçısı olsaydı yaşamın anlamını bulabilecekti, abisiyle kurdukları gruptan ayrılmasaydı, Dan ile evlenip bir pub işletseydi belki şu an olduğu bu mutsuzlukluk halinden çok uzakta olacaktı. Keşkelerinin ruhunu düğümlere boğduğu bu yaşamında ne şimdiyi yaşayabiliyordu ne de geçmişe dönüp seçimlerini değiştirebiliyordu. Neyseki imdadına Gece yarısı kütüphanesi yetişti de her bir keşkesine vardı baktı yaşayabilir miyim diye.
Denedi tek tek hepsini. Her gittiği yaşamda atmadı kalbi mutlu gibi. Kiminde annesi ölmüştü erkenden kiminde en sevdiği arkadaşıyla gerçekleştiremedi hayalini çünkü o gitmişti çoktan, kiminde yoktu abisi ya da o sevmedi her şey çok güzel olsa de yetmedi bir türlü… Her güzel şey yanında bir yıkımla geliyordu…
keşkeleri bitti ihtimalleri başladı, hiç hayal etmediği bir yaşamda mutlu olacaktı belki… denedi yüzlercesini olmadı bir türlü…
Ama