Tansu Kahvecioğlu

Bu kadar genç olman ne güzel. Önünde daha ne kadar çok kış ve bahar var, bir düşün. Ne kadar çok mutluluk, kırgınlık, uzuntu var. Kaç kez yeni ayakkabı alacağını, kaç kez bir gazete okuyup küçük kuşların adını ne kadar çok yediklerini ve insanların ne kadar aptalca işler yaptıklarını şaşıracağını bir düşün. Yaşamın zengin geçecektir eminim; inişler, çıkışlar ve kelimelerle tarif edemeyeceğim bir duygu Kaleydoskopu olacak.
Reklam
 Birinden sonra hayatta kalan daima ihanet edendir.
Sonunda dünyanın hiçbir kıymeti yok. Kıymeti olan sadece kalplerimizde kalan.
Kendileri hakkında hiçbir şey bilmezler. Hiç durmadan, sadece ihtiyaçlarından bahsederler ve bunu yaparken kendilerini tasvir etmiş olurlar; şuursuzca ve umutsuzca. İnsanların yalanlarıyla tanışınca, daima düşündüklerinden ve gerçekten istediklerinden farklı şeyler söylemelerine dikkat Edip bununla eğlenmeye başlayınca hayat neredeyse ilginçleşir. Derken günün birinde gerçeğin bir ilgisi gelir ve o da yaşlılık ve ölümün eş anlamlısıdır.
Fakat ruhunun derinliklerinde bir sancı saklıydı: olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceğim en büyük sinirlidir. Olduğundan farklı olma arzusu kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan Övgü almayacağını, kibirli, egoist, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir; hayır Övgü ya da ödül almayacağını bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır.; Çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlüüğe dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katl katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasa da katlanmak zorunda.
Reklam