Tansu Kahvecioğlu

Puan vermedi·116 syf.··
2026 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 13:53
Bir yas sürecinin yeni bir yaşam çiçeklendirmesi üzerine oldukça sade ve sıcak bir anlatı. Türkan’ın eşi Orhan’ı kaybetmesi üzerine yaşadıkları öyle fazla dramatize edilmeden ve incelikler üzerinden minik nüanslarla anlatılıyor ki ne büyük pişmanlıklar, ne yıkılan dünyalar görüyoruz.. Sadece yaşamış olmanın sıradan kabullenişini hissediyoruz. Ve ardından kendi yaşamını yeniden kurmaya cesaret eden Türkan, artık bir yerlerde öylece durmayacaktı. Kendini yeniden büyütecekti.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·248 syf.··
2025 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 09:41
2025’in son kitabı Altı harfli bir tatlı neymiş ki acaba diye başladım kitaba; revani, sütlaç, güllaç… kesin sütlaç çıkacaktı diyordum içimden. Biraz da çıktı sayılır doğru tahmin :) Selime teyze ve Meltem iki ayrı dünyadan iki farklı yaşam, iki yarım kalmış kadın, yolları kesiştiklerinde birbirlerinin hikayelerini dinlerken kendi sorularının cevaplarını buluyorlar. Cevaplar alelade bir çiğlikle, son derece sade ve olduğu gibi oradadır artık. Selime teyzenin hafızasında gezinirken, Meltem’in yaralarını okşarken kendi cevaplarımıza da rastlıyoruz kimi zaman. İnsanın ağzının tadının yerinde olması kadar kıymetli bir şey olmadığını da anlıyoruz tatlılar ve onların özdeşleştiği hikayeler ile. Bir çocuğun bir kitapta okuduğu gibi hamurdan çocuk oluyorsa revaniden niye anne olmasındı ? Hem Kakaolu kek yiyip hem o aileden hissetmek çok mu zordu? Mozaik pastayı babaannesi niye başkalarının annesi gibi piramit şeklinde yapmazdı? Derken derken babaannesinin Meltem’in acı hayatının tadını tatlı yapabilmek için tarif defterine eklenen tatlılar bize son noktada sevginin biçimlerini gösteriyordu. Dedesinin bulmacalarında kendine rastlaması da sevildiğini göstermenin bir başka versiyonuydu. Dedesi ve babaannesi yanında değilken bile Meltemin elini tutup ona bildik güven duygusunu hissettirmişlerdi. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin sevildiğini, önemsendiğini bilmek istiyor işte. Selime teyze de bu yüzden kaçmamış mıydı evinden. Onu bulsunlar, görsünler, merak etsinler sonra da annemizi çok yalnız bıraktık alalım yanımıza olmaz bu böyle desinler diye gitmemiş miydi? İşte hepsi görülmek ve sevilmek istediğinden. Anne oldun diye, yaşlandın diye, nine oldun diye bir şey değişmiyor ki… hem eskişehirli kadın ve karşı komşusu gibi bazılarına sevginin boca edildiğini görürken Selime ve Meltem
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
İçimizdeki Volkanlarda Ormanlar Büyütmek Dileğiyle
Puan vermedi·282 syf.··
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 22:02
Nora, hayatının yokuş aşağı gittiği bir dönemde yaşamından bile vazgeçmek üzereyken kendini Gece Yarısı Kütüphanesi’nde buluyor. Burada saat daima 00.00 ve çok sevdiği Bayan Elm de buranın kütüphanecisi, derken atılıyoruz satırların macerasına. Bu kütüphanede sonsuz sayıda kitap var ve hepsi aynı renkte. Pişmanlıklar kitabı dışında… kitapların her biri Noranın seçimleriyle şekillenmiş pek çok hayat varyasyonlarını içeriyor. Kök yaşamında yaptığı farklı küçük seçimlerin dahi paralel yaşamlarında sınırsız dallara ayrılıp bambaşka yaşamlarına dönüşmesiyle onun yaşamlarını konu edinen sonsuz bir kitaplık…şimdiki yaşamında zihninde ve ruhunda o kadar çok pişmanlıklar var ki Nora, başka türlü bir hayatta mutlu olabileceğine inanmak istiyor. Mutluluk onun için hep ulaşımayı bekleyen bir hedef…Belki babasının hayali olan yüzmeye devam etseydi olimpiyat dereceleri alacaktı ya da en yakın arkadaşıyla kutuplarda balina fotoğrafçısı olsaydı yaşamın anlamını bulabilecekti, abisiyle kurdukları gruptan ayrılmasaydı, Dan ile evlenip bir pub işletseydi belki şu an olduğu bu mutsuzlukluk halinden çok uzakta olacaktı. Keşkelerinin ruhunu düğümlere boğduğu bu yaşamında ne şimdiyi yaşayabiliyordu ne de geçmişe dönüp seçimlerini değiştirebiliyordu. Neyseki imdadına Gece yarısı kütüphanesi yetişti de her bir keşkesine vardı baktı yaşayabilir miyim diye. Denedi tek tek hepsini. Her gittiği yaşamda atmadı kalbi mutlu gibi. Kiminde annesi ölmüştü erkenden kiminde en sevdiği arkadaşıyla gerçekleştiremedi hayalini çünkü o gitmişti çoktan, kiminde yoktu abisi ya da o sevmedi her şey çok güzel olsa de yetmedi bir türlü… Her güzel şey yanında bir yıkımla geliyordu… keşkeleri bitti ihtimalleri başladı, hiç hayal etmediği bir yaşamda mutlu olacaktı belki… denedi yüzlercesini olmadı bir türlü… Ama
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2023 1. kitabı
Latife Tekin'in okuduğum ilk eseri. Kitabin ilk sayfasından son sayfasına kadar masalsı bir dil eşlik ediyor bizlere. Sanki bir masal anlatıyor fakat bir o kadar gerçek, yaşanmış ve yaşanılası... Her cümlesinde hayretler ve yok artiklar takip etse de taşranin dünyasını bütün ciplagiyla gözler önüne seriyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk kısım köyde, ikinci kisim ise şehirde geçiyor. Ekonomik sıkıntılar, batıl inanışlar, toplumsal cinsiyet rolleri, din sömürüsü bütün çıplaklığıyla işlenen eserde; her bir karakter kendi varoluşunu ortaya koymaya çabalarken yitip gidiyor bir nevi. Şehre göçtükten sonraki süreçte ciddi uyum sıkıntıları, ötekileştirmeler yaşıyorlar. Neticesinde kendi dünyalarına çekilip anlaşılmaktan vazgeçip, yalnizlasiyor bittabi. Kısa cümleler ve olay hikayeleri şeklinde ilerleyen roman, özellikle olay hikayelerii sevenler için oldukça tercih edilesi. Okurken kimi zaman üzülüp kimi zaman gülüp kimi zaman hayretler içinde kaldım. Herkese tavsiyemdir
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Puan vermedi·261 syf.··
2022 9. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2022 17:34
Başlangıçta bir çocuk kitabı gibi görünse de devamında oldukça derin mesajlar verdiğini anladığım kitap. Bir uçak ile korunmak için götürülen çocuklar, uçağın düşmesi sonucu bir adada mahsur kalırlar. Kurtulanlarin hepsi 6 ila 12 yaş arasındaki çocuklardır. Uçaktan sağ çıkan tek bir yetişkin bile yoktur. Bu ilk anda kural ve otoritenin olmadığının mutluluğu gibi hissedilse de sonraları büyük bir kaos yaratacaktır. Bir lider seçmeleri gerektiğinin farkına varan çocuklar demokratik yollarla ilk liderlerini belirlerler ne var ki aralarından biri bu lideri kabullenmez bir türlü. Jack adındaki bu çocuk, ilerleyen zamanlarda zor kullanarak ve diğer çocukların çaresizliğinden faydalanarak kendi kabilesini kuracaktir. Ralph ve onun destekleyenler de başka bir grup olacak ve adadaki kaotik ortam bu vesileyle oluşacaktır. Ralph, demokrasi ve iyiliği temsil ederken, onun yanında yer alan, akıl hocası domuzcuk ise; aklı ve sağduyuyu temsil etmektedir. Jack ise, avlanmalar ile iyice vahsileserek, diktatörlük ve kötülüğü temsil etmektedir. Kitabı okurken insan bir noktada şunu sorguluyor. İnsan doğuştan iyi ya da kötü müdür? Bu çocuklar, koskoca bir adada neden birlikte yaşamaya, el birliği ile kurtulmaya calismamislardir? Yanlış olan şeylerin savunuculugunu yapanlar neden birden bire bu kadar güç temsili olmuştur? Neden demokrasi, insan iyiliği bu derece yok edilmiştir? Demem o ki kitap insanlık tarihinde, süregelen güç hegomanyasinin bir tasavvurudur nitekim. İnsanın içinde iyilikle beraber kötülük de kol koladir. Hangisini beslersen o yürütür tüm yolları diyen etkilendiğim bir kitap oldu. Keyifli okumalar.
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma