''Her şey var; hiçbir şey yok. İki cümle eşit bir tarafsızlık sergiliyor. Kaygılı insan, bahtına küssün, ikisinin arasında durur, sarsılmış ve şaşkın, hep ince bir ayrımın insafına kalmıştır; olmanın ya da olmamanın güvenliğine bir türlü yerleşemez.''
"Ölüme doğru koşmuyoruz, doğum felaketinden kaçıyoruz; onu unutmaya çalışan felaketzedeler olarak çırpınıp duruyoruz. Ölüm korkusu, bizim ilk ânımıza kadar giden bir korkunun geleceğe yansıtılmasından başka bir şey değildir."
"Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimde: Dokunmuyorum, bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde belirip sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları."