Bize göre, bir şiirin bir tek "anlamı" bir tek "açıklaması" vardır. O da, o yazılmış, o bitmiş halidir. O kesin biçimdir. O biçimin, o bitmişliğin dışında hiçbir anlamı, hiçbir açıklaması olamaz. Kendisini getiren "hikâye" ile, yazılmasını gerektiren sebeplerle ilgisi, çoğu zaman o kadar az olabilir ki, ozanının açıklaması bile, artık yazılıp bitmiş, biçimini bulmuş şiir karşısında, bir "vehim" olmaktan öteye geçemez.
Sayfa 297 - Pazar Postası, 30 Mayıs 1959·Kitabı okudu
Bir ozana hiçbir kimsenin, hiçbir şey öğretmesi mümkün değildir. Bir ozan bütün öğreneceğini başka şiirlerden öğrenir, kendi kendine öğrenir. Kendini izlemesi, uyanık uyanık izlemesi, ona başkalarının öğretemeyeceği, hiçbir zaman öğretemeyeceği şeyleri öğretir.
Sayfa 257 - Sonsuz ve Öbürü, İstanbul, 1985, s.146-149·Kitabı okudu