Niçin siz insanlar bir konudan söz etmek için hemen bu budalacadır, şu akıllıcadır, bu iyi, şu kötüdür demek zorundasınız. Bu ne anlama geliyor? Yargıladığınız eylemin içsel koşullarını araştırdınız mı? Eylemi meydana getiren, onu bir zorunluluk haline getiren nedenleri kesin olarak belirleyebiliyor musunuz? Eğer böyle yapmış olsaydınız yargılarınızı öne sürerken bu kadar aceleci olmazdınız.
Biz insanlar güzel günlerin bu denli az ve kötü günlerin bu denli çok olmasından yakınıyoruz. Tanrı'nın her gün bağışladığı sevinçlerin tadını çıkarabilmek için her zaman açık bir yüreğimiz olsaydı kötülüklere dayanabilme gücünü de bulurduk.
Kendi yetiştirdiği lahanayı masasına koyan ve yalnızca lahananın değil sebzeyi toprağa diktiği sabahın onu suladığı ve gittikçe gelişmesinden sevinç duyduğu günlerin hepsinin tek bir anda tadını çıkaran bir insanın yalın, suçsuz coşkunluğunu yüreğimde duyumsayabildiğim için o denli mutluyum ki!
Eğer insanlar hayalleri ile geçmişteki kederin anılarını çağrıştırmak uğruna bu denli çaba gösterecekleri yerde kayıtsız bir şimdi'ye katlansalardı çektikleri acı daha az olurdu.
Şunu bilin ki hayatımızda en yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. Size sık sık terbiyenizden söz açılır, dediğim gibi güzel, kutsal çocukluğunuzdan kalma bir hatıra terbiyenin en iyisidir.