Beni bir gün unutacaksan,
bir gün bırakıp gideceksen,
boşuna yorma derdi, mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yanlızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna.
Adam, usul usul bir yıkılmıştlıkla iniyordu merdivenleri, hem dağılmış hem sarsılmış.
Kadın, tavan arası camından adamın apartmandan çıkışını izliyordu. Aslında bu çıkmaması için duaydı. Çıkmaz ise geri dönebilirdi. Dönmedi. Adamın sokak da her bir metre daha uzaklaşması, avuçlarına kramp olarak geri dönüyordu kadının. Bir adam gidişi bu. Kimse, hiç bir ressam resmedemez bunu.
Sen ayrılığın ne olduğunu bilir misin hiç ? Sızım sızım ağlayarak gitmenin? Sana alınmış çiçeklerin kurumasını durduramamak gibi. Anla işte !
T.K