Şayet ümmet içerisinde bir tek kişi bile aç olarak gecelerse, İslam toplumunun tamamı, o kimsenin ihtiyacını karşılamak üzere ve onu doyurmak için çalışmadıkları sürece günahkârdır.
“Bir süre yalnız kalmayı dene İnsanların, seni sürekli kendi ruhsal sorunlarının boş meseleleriyle yormaktan başka gerçek bir faydası olmadığını göreceksin.”
İnsan aynı zamanda nefsini, onun fıtrat ve yaratılışını bozmayacak sınırlarda tatmin ile yararlandırmalıdır. Nefsinin çalışmadan ve dinlenmeden de payını vermelidir. Nefsini ezmemeli ve zayıflatmamalidır.
Hz. Muhammede bir anlık da olsa beşeri yönünün baskın gelip, fakir ve yoksul olan Abdullah b. Ümmi mektum' dan yüz çevirerek kavminin önderi olan Velid b. Mugire'ye yönelmesi üzerine, hemen anında azarlar gibi Allah Teâlâ dan kendisine çok ağır bir ikaz gelerek ayet inmiştir. İşte mutlak eşitliğin en üstün ölçüleri bu şekilde ortaya konuyordu.