Huzursuzluk
⠀
Zülfü Livaneli’nin üst üste okuduğum ikinci kitabı “Huzursuzluk”, sade ama derinlikli anlatımıyla yine beni etkisi altına aldı. Livaneli’nin kaleminde öyle bir dinginlik var ki, hikâyenin içine usulca çekiyor; ama bir yandan da merakla son sayfaya kadar hızla ilerliyorsunuz.
⠀
Roman, İstanbul’un koşuşturması içinde sıradan bir yaşam süren gazeteci İbrahim’in, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberini almasıyla başlıyor. İbrahim’in doğup büyüdüğü topraklara, Mardin’e doğru yaptığı yolculuk, sadece bir geçmişe dönüş değil; aynı zamanda içsel bir keşfe, kendini anlama sürecine dönüşüyor.
⠀
Hüseyin’in yaşadığı büyük aşkın izini sürerken, aslında bir halkın acılarıyla, ötekileştirilmenin sessiz çığlığıyla ve sınırların ötesine taşan bir insanlık dramıyla yüzleşiyoruz.
⠀
Kitabın son sayfalarını denizin yeşillikle buluştuğu huzurlu bir yerde okudum. Huzursuzluğu huzurun içinde okumak, romandaki çelişkileri ve duyguları daha da derinden hissetmemi sağladı.
⠀
Kısacası Huzursuzluk, bir ölümün peşinden başlayan bir arayışın, hem bireysel hem toplumsal bir yüzleşmeye dönüşmesini anlatan güçlü bir roman. Tavsiyemdir.