Tayyip Albayrak

Tayyip Albayrak
@Tayyip_Alb
“İnsan, hayal ettiği müddetçe yaşar; hakikat ise çoğu zaman hayallerin gölgesinde kalır.”
Reklam
Yeşil uyku şurubu
Uzun İhsan Efendi Yeşil Uyku şurubunu avludaki ceviz ağacının dibine dökmeyi ihmal etmedi. Ertesi yıl mahalledekiler bu ağacın cevizlerinden yiyen çocukların haşaratlıktan vazgeçerek, gece yarısı uyanıp zırlamadıklarını keşfedeceklerdi. Sonradan ünü bütün konstantiniye'ye yayılacak olan bu ağaç, yiğit bir nesil yerine uykucu bir gençliğin yetişmesine sebep olacağı korkusuyla padişah fermanı ile kesilecekti.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Kubelik'in çevirisi
Kendisine gösterilen satırları defalarca okuyan Kubelik, yeterince karalama yaptıktan sonra tercümesini bir kağıda temize çekip Arap İhsan'a verdi. Fakat meyhanede okuma yazması olanlardan hiç kimse bu kağıda ne kadar baktıysa da bir şey anlamayı başaramadı. Elden ele dolaşan kağıt üç gün sonra mutfakta bulunucak ve bir dua olduğu sanılıp duvara asılacaktı. Bu duvarda yarım asır bekleyerek sararıp solduktan sonra...
Eğer o gün boğdurulan bir şehzade, bir paşa ya da cariye varsa, saraydan ceset sayısı kadar top atılıyordu.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Boş ver, sen olmadan da batıyor nasıl olsa dünya
Yağmur yağıyordu;seyrelmeden yavaşlamadan, hiç ara vermeden kül rengi gökyüzünden dökülen sonsuz bir ırmak gibi İstanbul'a yağmur yağıyordu. Görkemini kaybetmiş saraylara, hükmünü yitirmiş tapınaklara, her gün biraz da küçülen parklara, her gün biraz daha azalan ağaçlara, her gün biraz daha kirlenen denize, her gün biraz daha çoğalan şekilsiz binalara, her gün her gece sıkış tepiş bu binalara sığınmış insanlara, bu kadar ihanete, bu kadar alçaklığa, bu kadar yağmaya rağmen güzelliğini hala koruyan bu kadim kente yağmur yağıyordu.
Reklam