Beş yaşındaki bir çocuk düşünün:Fazlasiyla duygusal,olabildiğince hayal gücü yüksek, bir o kadar zeki, yetişkin kadar ailesinin durumunun farkında en önemlisi de fizlyolojik ihtiyaçlarının yanında sevgiye, ilgiye, fark edilmeye o kadar aç ki.
Belki de çoğumuzun çocukluğu Zeze gibi hareketli.Hani derler ya '' Adı çıkmış dokuza inmez sekize'' işte tam da Zeze'nin durumu.
Kitabı okurken dış dünyayla alakamin kesildiği doğrudur ve çoğu yerinde Zeze'nin o sevgi açlığına üzülmekten alıkoyamadım kendimi. Bence ; çocuklardan kendi kopyamızı yapma davranışından vazgeçmeliyiz