Hayatta en çok yoran şeylerden biri, sürekli senden bir şey bekleyen insanlarla aynı ortamı paylaşmaktır. Hep sen ara, hep sen ilgi göster, hep sen hatır sor… Ama karşılığında sessizlik, ilgisizlik ya da suçlamalar bulmak. Bu adil mi?
Tek taraflı beklentiler masum bir “ilgi isteği” değil, çoğu zaman gizlenmiş bir bencilliktir. Çünkü gerçek ilişki, sadece almak üzerine kurulmaz. İki tarafın da gönülden verdiği, birbirine destek olduğu yerde bağ güçlenir. Aksi halde, bir taraf sürekli su taşırken diğer taraf sadece içmeyi beklerse, o çeşme bir gün mutlaka kurur.
Filozof Epiktetos’un dediği gibi:
“Mutluluğu başkasının eline bırakma; beklentin değil, niyetin olsun.”
İşte bu söz, ilişkilerin en yalın özünü hatırlatıyor. Karşımızdakilerin ilgisizliği ya da beklentileri bizim değerimizi azaltmaz. Bizim asıl sorumluluğumuz, kendi niyetimizi korumak ve kendi dengemizi sağlamaktır.
Başkalarının bitmeyen beklentilerinin değil, kendi niyetimizin yolunu seçtiğimizde hayat daha huzurlu olur. Kalbimiz daha hafif, ilişkilerimiz daha gerçek.
Bugün kendine bir hatırlatma yap:
🌿 Kendi niyetinin peşinden git.
🌿 Kendi dengenin kıymetini bil.
🌿 Ve kimsenin beklentisi seni yolundan saptırmasın.
Günaydın ✨