“Sevgilim, BülentÖz. ❤️
Bizim hikâyemiz ilk bakışta sıradan gibi görünen ama kalbimin en derinine işleyen bir anla başladı. Karanlık bir odada duvar dibine çökmüştüm… Oysa seninle hiç tanışmamıştık. Ve birden o mesaj geldi: ‘Uzun zamandır yoktunuz, sizi merak ettim.’ İşte o cümleyle, hayatımda ilk defa biri beni gerçekten merak etmişti. O gün, bilmeden hayatımın en güzel günlerinin başlangıcı oldu.
Seninle her yolculuğumuz bir masal gibi… Bazen sırf bir yemek için şehir dışına gidişlerimiz, bazen sadece yolun kendisi için çıktığımız seyahatler… Arabada bağıra bağıra şarkı söylediğimiz, kahkahalarla eğlendiğimiz o anlar, hayatımın en kıymetli hatıraları. Yol dediğimiz şey, seninle birlikteyken zaten bir varış noktası aramıyor. Çünkü sen yanımdayken her yer evim, her an mutluluk.
Bir de seninle çılgınlar gibi eğlendiğimiz konserler var… O kalabalığın içinde sadece seninle var olmak, şarkılara birlikte eşlik etmek, bazen göz göze gülmek benim için bambaşka bir mutluluk. Hatta hâlâ gülümsetiyor beni: “Ben Mirkelam’ı gördüm aşkım, 60 yaşındaki adamın enerjisine bak, bir daha bana ‘yoruldum’ demeyeceksin” deyişin bile öyle tatlı bir anı ki, aklıma geldikçe kalbim sıcacık oluyor.
Sen bana öyle şeyler hissettiriyorsun ki, kelimeler her seferinde yetersiz kalıyor. Sen varlığımın sebebi, kalbimin sığınağı, ruhumun en güzel aynasısın. Kimse beni senin gibi sevmedi, kimse beni böyle düşünmedi. Seninle ağlamak da gülmek de anlamlı; seninle her şey gerçek. Senin yanında olduğumda hiçbir şeyi saklama ihtiyacı duymuyorum. Sen beni tüm çıplaklığım, tüm kırılganlığım, tüm Özlem’liğimle seviyorsun. Ve ben de seni, olduğun gibi, en saf hâlinle seviyorum.
Bugün senin doğum günün… Ve ben sana şunu söylemek istiyorum:
Sen doğduğun için dünya daha güzel, sen olduğun için ben daha tamım.
“Sevgilim, BülentÖz. ❤️
Bizim hikâyemiz ilk bakışta sıradan gibi görünen ama kalbimin en derinine işleyen bir anla başladı. Karanlık bir odada duvar dibine çökmüştüm… Oysa seninle hiç tanışmamıştık. Ve birden o mesaj geldi: ‘Uzun zamandır yoktunuz, sizi merak ettim.’ İşte o cümleyle, hayatımda ilk defa biri beni gerçekten merak etmişti. O gün, bilmeden hayatımın en güzel günlerinin başlangıcı oldu.
Seninle her yolculuğumuz bir masal gibi… Bazen sırf bir yemek için şehir dışına gidişlerimiz, bazen sadece yolun kendisi için çıktığımız seyahatler… Arabada bağıra bağıra şarkı söylediğimiz, kahkahalarla eğlendiğimiz o anlar, hayatımın en kıymetli hatıraları. Yol dediğimiz şey, seninle birlikteyken zaten bir varış noktası aramıyor. Çünkü sen yanımdayken her yer evim, her an mutluluk.
Bir de seninle çılgınlar gibi eğlendiğimiz konserler var… O kalabalığın içinde sadece seninle var olmak, şarkılara birlikte eşlik etmek, bazen göz göze gülmek benim için bambaşka bir mutluluk. Hatta hâlâ gülümsetiyor beni: “Ben Mirkelam’ı gördüm aşkım, 60 yaşındaki adamın enerjisine bak, bir daha bana ‘yoruldum’ demeyeceksin” deyişin bile öyle tatlı bir anı ki, aklıma geldikçe kalbim sıcacık oluyor.
Sen bana öyle şeyler hissettiriyorsun ki, kelimeler her seferinde yetersiz kalıyor. Sen varlığımın sebebi, kalbimin sığınağı, ruhumun en güzel aynasısın. Kimse beni senin gibi sevmedi, kimse beni böyle düşünmedi. Seninle ağlamak da gülmek de anlamlı; seninle her şey gerçek. Senin yanında olduğumda hiçbir şeyi saklama ihtiyacı duymuyorum. Sen beni tüm çıplaklığım, tüm kırılganlığım, tüm Özlem’liğimle seviyorsun. Ve ben de seni, olduğun gibi, en saf hâlinle seviyorum.
Bugün senin doğum günün… Ve ben sana şunu söylemek istiyorum:
Sen doğduğun için dünya daha güzel, sen olduğun için ben daha tamım.