Çocuk romanı olarak yazılmış bir roman düşünün çocuklar okusun zihninde soru işaretleri oluşsun ve yetişkinler okusun, taşlar tüm olasılıklarla beraber yerine otursun, bir karşılık bulsun. 1977'de yayınlanmış ama her dönemde karşılık bulabilecek bir alegorik eser. Sömüren filler sultanı ve sömürülen karıncalar. Bunların arasında arabuluculuk yapan, arkasına filler sultanını alıp kendi çıkarlarına çalışan hüdhüd kuşlarının başı Ulukepez ve tabi kırmızı sakal takıp kılık değiştiren sarıca karıncalar. Sömürmek için tarih boyunca kullanılan tüm yollar kaleme alınmış, dil, medya, okul, korku, ümit kırma, şiddet... Korku ve umutsuzlukla uyuyan karıncaları uyandırmaya yeten tek bir karınca; eli nasırlılardan, yaşlı Kırmızı Sakallı Topal Karınca. Başlangıçta karınca kullarıyla etle kemik gibi olduğunu hatta başta fil atalarının da karınca olduğunu söyleyen ve hatta çok çalışırlarsa onların da fil olabileceğini söyleyen bir sultan. Yalnız karınca kadar yemesi gereken fil olabilecekleri... Bence daha fazlasına gerek yok. Çünkü kitabı herkes kendi okumalı.
Kitaptaki ifadelere yer vermek istiyorum; iğva, cerbeze, tansık, kırfacana, ıhırcık karanlık...
Şu cümlelere ne demeli?
Hayınlık ahmak olur, ne kadar kurnaz gözükse de. S. 149
Umutsuzluk tutsaklığın gıdasıdır.
O kadar iş yığalım ki karıncalar üstüne değil düşünmek soluk bile alamasınlar... S. 166
Karınca baş kaldıran bir yaratıktı, fillere öykünmeleri onların tüm özelliklerini bitirdiklerini gösterir... S. 181
İlk Türk distopyası, aynı zamanda çocuk romanı. İlk baskısında Yaşar Kemal fillerden özür diliyor çocuklara filleri olumsuz yansıttığı için. Hiçbir hayvan bu kadar zalim olamaz ama hikaye için bir kahraman gerektir.