"Gençliğimizi hırstan kaleler yaparak geçiriyoruz ve sonra hayatın hayallerimiz ve dileklerimizle titizlikle inşa ettiğimiz kulelerin üzerine şüphe kumları savurarak onları görünmez kılmasını izliyoruz. Düzleştirilmiş hayatlara razı olmayı öğrenip taviz hapishanelerinin içine yerleşiyoruz. Kabullendiğimiz dünyanın pencerelerinin dışarıyı göremeyecek kadar küçük olması da biraz içimizi rahatlatıyor, böylece kim olabileceğimize dair kumdan kaleler şeklindeki fantezilerimize bakmak zorunda kalmıyoruz."
İnsan hayatına sonlandırmak eskiden doğanın elindeydi. Ama biz insanlık olarak bunu çaldık. Artık ölüm bizim tekelimizde. Ölümün tek tedarikçisi biziz...