EYLÜL....
Eylül ayı ve sonbahar bizim en samimi mevsimimizdir. Sıcakların yavaş yavaş bizi terkettiği ve yaprakların hazin hazin dökülüp doğanın yeşilden kahverengiye boyandığı mevsimdir Eylül' ün başlangıcı ile Sonbahar 🍂🍁
Bu aydan itibaren yalnızlık ağır basar insan kalbine, hafif bir hüzünle, matem çöker. Ama müthiş bir huzuru vardır insanı alıp götüren. Bu yalnızlık yanına bir Kahve, Kitap ve biraz sessizlik ister. İlkbahar ve Yaz mevsimleri gibi sıcaklık, tatil, eğlence vaat etmez Eylül ve Sonbahar. Öyledir ki; bu yüzden de içinde sahte, zevk sefa düşkünü kimseleri barındırmaz. Sahte kalabalıklardan uzaktır Eylül ve Sonbahar. Hele bir de Sonbahar yağmurları yağmaya başladıysa eğer, dünyanın yaz boyu üstünde bıraktığı bütün kirini, günahlarını alır götürür yok eder.
Dedik ya yalnızlığı, matemi, huzuru sever Sonbahar. Soğuğuna dayanacak, yağmurlar yağdığında kendinden kaçmayacak insanı sever Eylül ve Sonbahar. Aynı yaşadığı aşk ve ilişkisinde zoru görüpte kaçmayan üstüne sevdasına daha çok ve daha sıkı tutunan insan gibi.
Artık bitmiştir kolay zamanlar. Başlamıştır zamanı okulun ve çalışmanın daha sıkı. Daha geç gün doğar ve gün daha erken batar buna rağmen daha bi huzur kaplar insanın içini, Sonbaharın soğuğundan, yağmurundan zayıf insanların kaçtığından olsa gerek etrafından bu huzur bizimle var olur Sonbaharında Eylül'ün.
Eylül bizim lise sevdamıza kavuştuğumuz aydır. 16 yaşımızda hasretin, özlemin bittiğini anlarız. 3 koca ayın nasıl geçtiğini ve yine lise sıralarında, tenefüsler de, okul girişi ve çıkışı sevdiğinin gül yüzünü görüp mutlu olacağımızı anladığımız ve daha çok mutlu olduğumuz aydır Eylül ve Sonbahar...
Bu yüzden kalabalıklar gibi değilizdir biz Sonbaharı sevenler. Israrla ve mütemadiyen kalabalıktan kaçarız. Yalnızlığının zorlukları, soğuğu,