En özet haliyle, sene sonu için nefis bir kitap oldu.
Yer aldığı tür içerisinde o kadar farklı bir eser olmuş ki...Gül Sunal'a teşekkür etmem lazım.
Bu sene okuduğum, Yeşilçam oyuncularına ait 3. Biyografi kitabı bu oldu. Hiç planlarım arasında da yoktu. Başta ön yargılı yaklaşarak klasik bir biyografi okuyacağımı düşündüm. Eser biyografiden hatta Kemal Sunal'ın kendinden öte adı gibi, bir nevi Gül Sunal'ın eşine içini dökmesi niteliğinde kurgulanmış. Olay örgüsü farklı, biyografi kitaplarının aksine kronolojik gitmiyor. Aha şimdi doğdu, bak şimdi ölçek, bir kaç sayfaya cenaze diye okumuyorsunuz. Birazdan ne çıkacağı hiç belli olmayan sayfalar...
Dahası bilgisel açıdan baya dolu.
Başta aile olmak üzere her karakteri ayrı tanıma fırsatı buluyorsunuz. Bugün ekranlarda parlayan Ali ve Ezo açıkçası benim düşündüğümden daha farklı çıktı. Ben hep onları babalarının ünlüyle büyüyen biraz şımarık tipler olarak düşünmüştüm. Oysa bu kitapta Kemal Sunal kadar çocukların yetişmesine bilgi birikimine de tanık oldum.
Eşine gelince... Zaman zaman Gül hanım bir de Kemal'den dinlemek isterdim. Biraz tek taraflı gibi gelsede anılarla, yaşanmışlıklarla dolu ve Kemal Sunal'a yakışan bir insan olarak bu ailenin merkezinde olmuş.
Ve Kemal Sunal... Kitapta Şabanlar, Salakolar yok. Sahneler setler anılar var tabi ama star kimliğinden daha çok ete kemiğe bürünmüş bir aile babası olarak çıkıyor karşımıza.
Ölümünden yıllar sonra bile zevkle okunabilecek,ona ve ailesine dair çeşitli bilgiler sunan nefis bir eser olmuş...