Sevda Kısrık

Fark'andalık
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 01:26
Hikâyeniz devam ediyor... Bu gün belki bir fark'andalıkla Kendinize hoş geldiniz. Sözleriyle bitiriyor yazar ben ise bu şekilde bir giriş yapmak istedim. Öncelikle kitabı da yazarı da benim için çok kıymetli. Bir inceleme yazısı yazmayı borç bilirim. Geçen sene yeni yıl çekilişinde kazanmıştım hem de imzalı hevesle kitaba sarılmayı beklerken bir şey olmuştu alıkoyan bir türlü okuyamadım onlarca kitap okudum sonrasında ama elim buna gitmedi. Yine de tanışmak geç oldu diyemiyorum vaktinde oldu, tam da ihtiyacim olduğu bir zamanda. Neyse gel gelelim kitaba. Kitap yalnızca ruh sağlığı uzmanlarina değil herkese hitap ediyor. Mindfulness ile yani "fark'andalık" ile tanışmak için temel düzeyde bizzat yazarın yaşantılarından yola çıkılmış ve bol bol uygulama imkanı sunuyor. Kendisi Bahçeşehir Üniversitesinde çalışan tanınmış bir profesör bu hikayeleri anlatırken, şeffaf bir şekilde okurun dünyasına girmeye çalışırken nasıl da cesurca davranmış diyorsunuz. Bir kere daha hayran kaldım doğrusu ve kızdım kitap neden daha kalın değil diye. Anılar kısmı favorim oldu. Bölüm bölüm bir açıklama bir anı bir de uygulama bulunuyor. Uygulamaların hepsini yaptığımı söyleyemem hatta birçoğunu yapmadım bir sonraki bölümü merak ettiğimden. Ve bu sebeple kitap bitirilip rafa kaldırılacak bir kitap değil kısa birkaç saatte bitirebilirsiniz belki de ama önemli olan yaşamıniza ne kadar uyarladığıniz. Bu yüzden yapmadığım egzersizleri ara ara açıp yapmayı düşünüyorum bu da başucu kitaplardan biri yapar hale getiriyor. Olan bir bana mı oluyor benim hayatım mi böyle bir ben mi bu şekilde yaşadım zayıflıklarım dalgınlıklarım saçmalıklarım... dedirten ne varsa sevgili Bilge Uzun bir akademisyen veya bir yazar olarak değil her şeyden öte bir insan olarak kollarını iki yana açmış sarılmayı bekliyor
Psikoloji
En Uzun Yollar Tek Adımla BaşlarBilge Uzun · İnkılap Kitabevi · 2020170 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·149 syf.··
2021 15. kitabı
Ellis'in kuramı bir cümle ile özetlenebilseydi sanırım o cümle şu olurdu: "İnsanlara rahatsızlık veren olaylar değil olaylara yüklediğimiz anlamlardir." Hastaları Ellis'e "bu kişi bana böyle hissettirdi" dediklerinde verdiği cevap: "Kimse sana bunu hissettiremez yalnızca elinde bir beyzbol sopası yoksa". Kimse sana bir şey hissettiremez yalnızca buna sen izin verirsin. Kısacası patolojinin sebebi yaşamış olduğumuz olaylar değil o olaylar karşısında bizim hislerimiz, inançlarımız, tutumlarımiz...Bu terapinin amacı da danışanın değiştirilebilir olayları değiştirmeye çalışıp, değiştiremedigi olaylara katlanmasina ve bu iki durumu biribirini ayırt etmesini sağlamaktır. ADDT benim de çok sevdiğim bir kuram. Ertuğrul hoca da gayet yalın bir şekilde ele almış. Kitap 4 bölümden oluşuyor. İlk bölümde kuramın genel hatlarina değinmiş. İkinci bölümde Addt'de Değerlendirme ABC formülü üzerinde durulmuş. Üçüncü bölümde ise bu terapiyi benimseyenlerin kullanabileceği yöntemlere değinip kitabın kapanışını bu kuramı bireysel terapilere ek olarak grup terapilerinde nasıl kullanacağımiza dair fikirler vermiş. Gayet güzel ve akıcı bir kitap ara ara dönüp bakarım. Kuramı seven, benimseyen ruh sağlığı çalışanlarinin kütüphanesinde bulunması gereken özet niteliğinde kısa bir kitap
Psikoloji
Akılcı Duygulanım Davranışçı TerapiErtuğrul Köroğlu · HYB Yayınları · 201714 okunma
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2017 35. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2017 21:56
Oğuz Atay'ın okuduğum ikinci eseri farklı bir burukluk var içimde. İlk okuduğum kitabı biyografi türünde çığır açmış olan Bir bilim adamının romanı. Ordaki üzüntüm kitabın sonunda baş karakter olan Mustafa İnan'ın ölümüne şimdi ise kitabın sayfasında son cümlesini tamamlamayan Atay'a . Kitabın içeriğinden çok ölümüne duyduğum üzüntüyü belirtmek istedim. Cümlesinin dahi sonunu getirememesine. Oldum olası yarım bırakılmış her şey hüzün verir bana. Her ölüm erken ölümdür. Bu kitabı okuduktan sonra söz aslında tam da bu noktada kanıtlar nitelikte. Tolstoy, Kafka, Zweig, Nietzsche gibi hatırı sayılır yazarlarla aynı kaderi paylaşmis ve öldükten sonra değeri anlaşılmıştır Atay'ın kitaplarının ikinci baskını göremeden genç yaşta kansere yenik düşmesi, yaşayanlardan esirgenen değerin pek kolayca ölülere verilmesi apayrı bir ironi değil mi sizce de?
Edebiyat
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma