bir kimliği tarif eden bir çok yazı, söz, uğrayışa denk geldim. bu uğrayışların değerli gözükmesinin bir sebebi bizi bilinemezlik bataklığından biir nebze olsun uzaklaştırmaları olabilir. bir kitaba, bu kitap çok iyi veya kötü denmesinden nefret ediyorum. çünkü bu yazılanlara büyük bir hakarettir. erkeğin üç aşaması, ilki iki boyutlu erkek, ' fantezi kılığına girmiş saf ruh' hayal aleminde yaşayan, kendi iyimserliğine hapsolmuş, dışardaki gerçeklikten kopmuş, yel değirmenlerini düşman askerler zannedip ve buna inanıp ona saldıran don kişot üzerinden anlatılmış. inancı ve sezgileri her zaman ona yol göstermiş ve karşısına çıksan sorunları bu iki aracı kullanarak çözmeye çalışan, dışardaki gerçeklikle pek bir ilgisi olmayan, kendi iç dünyasına hapsolmuş......
ikinci erkek tipi ve beni en çok etkileyen beni çeken, üzen tip üç boyutlu erkek. bölünmüş bir ruh, iki boyutlu erkekte bölünmüşlük, kararsızlık yoktur. endişeli,i gergin. olmak ve yapmak arasında tereddüde saplanmış. farkında olup eyleme geçemeyen, eylem ile düşünce arasında sıkışmış. bir türlü karar veremeyen bir kişi. onun en büyük özelliği kararsızlığıdır. bütün her şeyi görür ve kavrar fakat iş karar vermeye geldiğinde, karar ve düşünceler arasında debelenip durur. bu karakteri yazar Hamlet üzerinden anlatır. ' eyleme geçme gereksinimi ile şiddete karşı duyduğu tiksinti çatışma halindedir ' ve bu kararsızlıktan sonra musallat olan çaresizlik ve mahkumiyet hissi. ' yaşamaz ama ölmek içinde cesareti yoktur ' yaşamın anlamını kısmen de olsa sezer, kavrar fakat bu sezgiyi hayata geçirebilecek kadar güçlü değildir. uygulama ile bu sezgiler arasında sıkışıp kalır, en sonunda her iki yöndende başarısızlığa uğrar.
gelelim son erkek tipi, dört boyutlu erkek.. Hamletten bayrağı alığ onu bir