Sarih lafzın hükmü,
onun gerektirdiği sonucun niyete bağlı olmaksızın sabit olmasıdır. Yani hüküm doğrudan sözün kendisine bağlanır ve konuşanın niyetine bağlı değildir; ister kastetsin ister kastetmesin fark etmez. Çünkü anlam açık ve nettir.
Mesela boşama lafızları böyledir. Şâri‘ bu lafızları ayrılığın gerçekleşme sebebi kılmıştır. Bu yüzden, boşama şartları gerçekleştiğinde, sadece “boşadım” demekle mahkeme hüküm verir. Kişi “ben aslında bağdan kurtulmayı kastettim” dese bile kabul edilmez; çünkü lafız sarih olarak boşamaya delalet eder ve hâkim zahire göre hükmeder.
Aynı şekilde satış lafızları da, icap ve kabul gerçekleştiğinde mülkiyetin devrine sebep olur. Şartlar varsa, tarafların niyetine bakılmaksızın satış geçerli olur.