(Buna karşılık biz Ehl-i Sünnet olarak) deriz ki: Bunun gücün yetmeyeceği bir mükellefiyet olduğunu asla kabul etmiyoruz! Nitekim İbrahim (aleyhisselam) öz oğlunu kurban etmekle emrolunmuştu. Hatta bu yüzden oğlu ona: "Babacığım, sana emredilen şeyi yap!" (Sâffât, 102) demişti. Oysa Allah Teâlâ, o kurban etme/boğazlama fiilinin fiilen gerçekleşmeyeceğini (ezelde) biliyordu ve bu fiilin (dış dünyada) varlık sahnesine çıkmasını irade etmemişti. (Yani emir vardı ama fiilin yaratılması irade edilmemişti). Bu konunun asıl derin analizi ve hakikati ileriki bölümlerde gelecektir.
Siracuddin uşi