Hikmetin Gölgesinde

Hikmetin Gölgesinde
@Termani
Bir ömür Marifet ve Hikmet yolunda...
/Medrese/Arabic/
İlahiyat/sağlık yonetimi/Tarih
105 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Sadece kulaktan duyma bilgilerin peşinde gitmiş, hiçbir delile dayanmaksızın doğru yoldan sapmış nice insan gördüm. El-Münkız Mine'd-Dalal Gazali rh
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Müfessir Kolay Yetişmiyor! Âlûsî, Rûhu'l-Meânî mukaddimesinde ilme olan iştiyâkını tek cümle ile şöyle anlatıyor: فلو رأيتني وأنا أصافح بالجبين صفحات الكتاب من السهر “Uykusuzluktan, alnımın kitap sayfalarıyla nasıl musâfaha ettiğini bir görseydin!” Ve ekliyor: “Benim emsallerim eğlencelere dalmışken, ben mum bulamadığım gecelerde ay ışığında mütalaa ederdim.”
أَنَّ الَّذِي يُلْزِمُ الدَّابَّةَ عَلَى الإِسْرَاعِ يُهْلِكُهَا، وَلَا يَصِلُ إِلَى بَلَدِهِ “Şüphesiz ki, binek hayvanını hızlanmaya zorlayan kişi onu helak eder ve kendi memleketine ulaşamaz.” الشرح الميسر لصحيح البخاري
Belkide insan sadece anlasilmak istiyordur virgulunden son noktasina kadar birinin kendisini sag duyuyla dinlemesini yasanmislari yasanmasi gereken seyleri bilmiyorum biriler bir yerde ic huzur diyordu iste ondan...Sadece burhanlari degil insanin mutluluklarinida işitecek biri...yiginlar icinde birini bulamiyacagini anladigi zaman iste tam o anda Rabbin sadece birin oldugunu anliyor sadece seni isiten ve anlayan biri oldugunu... Rabbimizin Selami uzerimize olsun
فَخْرُ: نَبَّهَ عَلى أنَّ الأمْرَ الَّذِي لِأجْلِهِ وجَبَ تَرْجِيحُ وعْدِ الرَّحْمَنِ عَلى وعْدِ الشَّيْطانِ هو أنَّ وعْدَ الرَّحْمَنِ تُرَجِّحُهُ الحِكْمَةُ والعَقْلُ، ووَعْدَ الشَّيْطانِ تُرَجِّحُهُ الشَّهْوَةُ والحِسُّ مِن حَيْثُ إنَّهُما يَأْمُرانِ بِتَحْصِيلِ اللَّذَّةِ الحاضِرَةِ، ولا شَكَّ أنَّ حُكْمَ الحِكْمَةِ هو الحُكْمُ الصّادِقُ المُبَرَّأُ عَنِ الزَّيْغِ، وحُكْمَ الحِسِّ والشَّهْوَةِ يُوقِعُ في البَلاءِ والمِحْنَةِ، فَتَعْقِيبُ قَوْلِهِ ﴿واللَّهُ يَعِدُكم مَغْفِرَةً﴾ [البقرة: ٢٦٨] بِقَوْلِهِ: ﴿يُؤْتِي الحِكْمَةَ﴾ إشارَةٌ إلى أنَّ ما وعَدَ بِهِ تَعالى مِنَ المَغْفِرَةِ والفَضْلِ مِنَ الحِكْمَةِ وأنَّ الحِكْمَةَ كُلَّها مِن عَطاءِ اللَّهِ تَعالى، وأنَّ اللَّهَ تَعالى يُعْطِيها مَن يَشاءُ. والحِكْمَةُ إتْقانُ العِلْمِ وإجْراءُ الفِعْلِ عَلى وفْقِ ذَلِكَ العِلْمِ، فَلِذَلِكَ قِيلَ: نَزَلَتِ الحِكْمَةُ عَلى ألْسِنَةِ العَرَبِ وعُقُولِ اليُونانِ، وأيْدِي الصِّينِيِّينَ. وهي مُشْتَقَّةٌ مِنَ الحُكْمِ وهو المَنعُ لِأنَّها تَمْنَعُ صاحِبَها مِنَ الوُقُوعِ في الغَلَطِ والضَّلالِ، قالَ تَعالى: ﴿كِتابٌ أُحْكِمَتْ آياتُهُ﴾ [هود: ١]“ Övünç: Burada dikkat çekilmek istenen şudur ki, Rahman’ın vaadi Şeytan’ın vaadine üstün tutulmalıdır. Çünkü Rahman’ın vaadi hikmet ve akılla desteklenir, Şeytan’ın vaadi ise arzu ve duyularla cazip gelir; ikisi de mevcut zevkin elde edilmesini emreder. Şüphesiz, hikmetin hükmü doğru ve sapkınlıktan uzak olandır; oysa arzu ve duyuların hükmü sıkıntı ve musibete düşürür. Allah’ın ‘Sizlere mağfiret vaad eder’ ifadesini ‘hikmeti verir’ ifadesiyle takip etmesi, mağfiret ve fazlın hikmetten geldiğine, hikmetin tamamının Allah’ın ihsanı olduğuna ve Allah’ın onu dilediğine verdiğine işarettir. Hikmet, bilginin tam olarak kavranması ve fiilin bu bilgiye uygun yapılmasıdır. Bu yüzden denmiştir ki, hikmet Arapların dillerine, Yunanların zekâsına ve