Korku, yavaş yavaş insanı deliliğe yakınlaştırıyormuş, bu sayede öğrendim. Insan korkunun eşiğine gelince olasılıklar, akıl ve mantık ölçüsünden hızlıca uzaklaşıyor; imkânsızlık ortadan kalkıyor, yan yana gelmesi mümkün olmayan şeyler birden yakınlaşıyor. Deliliğin daha kaç türüne yaklaşacaktım acaba?
Çaresizlikten yapılan şeylerin masumiyetini sorgulamanın bir anlamı yok. Dünyanın en alçak şeylerinden birini yapsanız da çaresizliğin doğurduğu masumiyet bir iç sızısı olarak alttan alta merhameti çağırır. Benim yaptıklarıma dair böyle bir masumiyet karinesi bulmak imkânsızdı ve hatta gayet bilinçli tercihlere dayanıyordu; bilerek, isteyerek, çaba sarf ederek yaptığım şeylerdi.
Kadınların ağladıklarına sık sık şahit olabilirsiniz ama gerçekte ne için ağladıklarını sadece kendileri bilir. Kadınların yanında ağladıkları erkekler başka, güldükleri erkekler başkadır. İkisini yan yana yapabildikleri biriyle karşılaştıklarında, o zaman da onunla birlikte yaşamanın ve sonrasında birlikte ölebilmenin hesabını yaparlar. Hatta yaşamak gibi anlamsız bir detaya girmeyip birlikte hemen ölmenin hesabım yaparlar gerçekten åşıklarsa.