Öznur Gündüz

*İnsana, anne babasına iyilikle davranmasını emrettik. Annesi onu meşakkat içinde taşıdı ve meşakkat içinde doğurdu. Onun (gebelikte) taşınması ve (sütten) kesilmesi otuz aydır. Sonunda yetişkinlik çağına erip kırk yaşına gelince dedi ki: “Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi ve senin razı olacağın salih amellerde bulunmamı ilham et/beni şükre sevkedip yönlendir. Zürriyetimi de benim için ıslah et. Şüphesiz ki ben, sana tevbe ettim ve şüphesiz ki ben, Müslimlerdenim/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardanım.”* (46/Ahkâf, 15)
Reklam
Haydi gel sevgilim Uzanalım toprağın altına Çiçekler mayalansın göğsümüzde Bu akıp giden, bu kör gidip yol giden Kalabalıkları bu insanları Ezen çiçekleri, bir kere bile farkına varmayan Dökülen bu yıldızları yağmur birikintilerine Çiğneyerek geçen bu adamları ve kadınları Uyarmak için, bir an durdurmak için Bu bizi terkeden, bacaları öksüz ve boynu bükük Bırakıp giden leylekleri, o güzelim hacı leylekleri İçimizde sonsuzluk kavislerinden izlerini taşıdığımız Ama şimdi kendimizi zorlasak da anımsayamadığımız tasarlayamadığımız o kırlangıçları Ah tekrar dönülebilir mi? yaşayabilirmiyiz, Uzansak yerin altına ve toprak olsak. Erdem Beyazıt

Öznur Gündüz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.·
22 günde okudu
·
2025 6. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 70bin okunma
Belki de bizler birbirimizin gerçeğini göremeyen ve aynı acıları paylaşan insanlarız..
Toprak ne kadar zengin olursa, orada bir şey yetiştirememen de o kadar affedilmez olur.
Reklam