Gerçek şu ki, İslâm, insanlardan Allah'ın indirdiklerine uymalarını ister ve anlaşmazlıklarında Allah'ın hükümlerine başvurmalarını, onların dışında olan her şeyi bırakıp yalnızca bunlarla hüküm vermelerini onlara farz kılar. Bunun ise, yönetimin geniş kapsan bir esas ve Islam'ın üzerinde yükseldiği birinci temel olduğunda başka herhangi bir anlamı yoktur.
"Sonra kötü günleri iyi günlerle değiştirdik." (A’râf, 95)
Birden şiddetin yerini rahat, zorluğun yerini kolaylık, kıtlığın yerini nimet, sıkıntının yerini huzur, kısırlığın yerini nesil, kıtlığın yerini bolluk, korkunun yerin güven alıverir. Bir de bakarsınız ki, ortalığı eğlence, rahat, yumuşaklık, nimetler, bolluk ve bereket alıp yürümüştür... Ne var ki, bunların hepsi, aslında birer deneme ve birer imtihandır...