Kesinlikle övüldüğü kadar varmış.
Fransız Teğmenin Kadını kurgu olarak sizi içine alan ve sürükleyici olması nedeni ile son sayfasına kadar merakla, keyif alarak okumanızı sağlayan bir eser. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere bir romanın ana karakteri olabilecek özellikte bir kadın karakterimiz var adı Sarah ve bir de anlatıcımız Charles var, elbette roman bu iki karakter üzerine kurulu değil yalnızca başka başka karakterler de var ancak ne diğer karakterlerden ne de bu karakterler arasındaki olaylardan bahsederek okurun hevesini kaçırmak niyetinde değilim. Eser içinde bulunduğu çağı aydınlık ve karanlık yönleri ile birlikte çok güzel sergiliyor bu benim çok hoşuma gitti. Genellikle romanlardan ya da filmlerden görüp sempati duyduğumuz Viktorya döneminin karanlık yanlarını, zorluklarını çok güzel anlatıyor. Çağının çok ötesinde gibi görünen Sarah adlı karakteri ile de kadınların dönemde yaşadıkları koşulları görebiliyorsunuz. Öte yandan referans verdiği yazarlar ve kitaplar en az Fransız Teğmenin Kadını kendisi kadar okunması gereken eserlerden olması sebebi ile her anlamda keyif aldığım kitaplardan biri oldu. Kurgu içinde karşınıza çıkan sürprizler de kitabı sürekli heyecan içinde okumanıza ve karakterler hakkındaki fikirlerinizin sürekli değişkenlik göstermesine neden oluyor.
Varoluşçu terminolojinin kazançlarından yoksundu ama o anda asıl hissettiği şey kesinlikle özgürlük endişesiydi; yani insanın özgür olduğunu fark etmesi ve aynı zamanda özgür olmanın dehşet verici bir durum olduğunu fark etmesi.
İkisi de aynı şeyi hissediyordu: çağlarının getirdiği yeni özgürlükler ne kadar harikaydı, tam anlamıyla modern iki genç insan olmak ne kadar muhteşemdi, hem de tam anlamıyla modern bir espri duygusuyla, çevrelerinden yüzyıllarca ileride gibi..