Alman yazar Katharina Volckmer Randevu adlı ilk romanında birçok şeyi sorgular
eleştirir, bilinen doğruları tıpkı bir yapboz gibi alır bozar başka bir şekle sokar yeniden önünüze getirir. Almanları eleştiriyor bazı sayfalarda bu zaten alışkın olduğumuz başka yazarlardan da okuduğumuz bir durumdur ancak bazı sayfalarda ilk başlarda feminizm gibi duran cinsiyet kavramını sorgulamaya başlar. Cinsiyet üzerine yazdıkları, düşünceleri çok da alışkın olduğumuz, özellikle edebiyatta sıklıkla karşımıza çıkan söylemler değildir. Dilinin de oldukça cesur olduğunu düşünürsek kimi yerleri şaşkınlıkla okudum diyebilirim. Tam olarak yeraltı edebiyatı sınıfına girer mi bilmiyorum ama argo diye tabir edebileceğimiz söylemlerinden dolayı kolaylıkla herkese tavsiye edebileceğimiz bir kitap olmayabilir. Bu kitabı sevmediğim anlamına da gelmesin lütfen sadece okumadan önce belki hakkında araştırma yapabilirsiniz çünkü sizin bakış açınıza, doğrularınıza ya da sahip olduğunuz değerlere uymayan yanları olabilir. Kitap kadın karakterin terapiye gittiğini ve orada doktoru ile konuştuğunu hissettiriyor fakat epey ilerledikten sonra cinsiyet değiştirmek isteyen bir kadın karakterin cerrahı ile konuştuğunu fark ediyorsunuz. Dediğim gibi dili oldukça sert ve farklı bir eser.
İlk Aşk romanına başlarken romantik bir aşk romanı okuyacağını sanıyorsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Kitaptaki her karakter kesinlikle romantize edilmeden son derece gerçekçi bir şekilde yaratılmış. Diyaloglar her ne kadar okuru zaman zaman rahatsız etse de son derece gerçek olduğunu kabul ediyorsunuz. Kurgusunu biraz farklı bulabilirsiniz çünkü yavaş ilerleyen, tasvirlerin olduğu bir roman değil, sahneler sık sık değişiyor hatta bazen bu değişimi sonradan fark ediyorsunuz. Özellikle gerçekçi metinleri sevdiğim için ben keyif alarak okudum. Karakterler üzerinden psikolojik çıkarımlar yapabiliyor size yanlış gelen davranışlarının dahi nedenlerini görebiliyorsunuz. Bu açıdan bakınca kısa bir roman olmasına rağmen ardında bir soru işareti bırakmıyor. Romandaki ana karakterden öğrenilecek çok şey olduğunu düşünüyorum ancak bunun tek yolu onu eleştirmeden anlayarak okumaktan geçiyor.
İlk AşkGwendoline Riley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025243 okunma
Marcel Proust kalemini özlediğiniz zaman okuyabileceğiniz bir eser. Kayıp Zamanın İzinde adlı eseri okuduktan sonra mutlaka yazarın diline özlem duyuyorsunuz. Swann'ın Bir Aşkı bu serinin en başından bir kesit sunduğu için hem özlediğiniz yazarla hasret giderebilir hem de seriyi anımsayabilirsiniz. Öte yandan seriyi okumak isteyip cesaret edemeyenlere de fikir vermesi açısından önerilecek bir eser olabilir.
Aşkı Marcel Proust gözüyle ve onun cümleleri ile okumak çok keyifli. Her zaman yaptığı gibi yaşadığınız, hissettiğiniz birçok duyguyu satırlara döküyor ve okuru şaşırtmanın bir yolunu buluyor.
Swann’ın Bir AşkıMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2020284 okunma