Başka bir coğrafyada yaşasaydık eğer Peygamberin Şarkısı adlı romanı bir distopya gibi düşünebilirdik, okurken kalbimiz ağrıman hatta zaman zaman ruhumuzuz bedenimize sıkıştığını hissetmezdik. Ancak bu çağda yaşadıklarımız neredeyse 1984 romanının bile distopya olmadığına inandıracak kudrette ne yazık ki.
Romanın ilk sayfalarında dört çocuklu bir aile okuru karşılıyor ve hemen başlarda babanın sendikalı bir öğretmen olduğunu, polislerin gözaltına altığını okuyoruz. Şahsen roman boyunca bir yerlerden çıkıp geleceği umudunu hep canlı tuttum.
Geride kalan anne Eilish ile birlikte ülkede yaşanan zorbalıkları, iç savaşı, çaresizliği, açlığı, umuda tutunma çabasını ve her yerin yangın yerine dönüşmesini okuyoruz. Roman duygusal anlamda gittikçe ağırlaşan insanın üzerinde büyük bir baskı oluşturan ağırlıkta. Sıklıkla bu kitabı okumak istemiyorum diyerek bir kenara bıraktım ancak sonra yeniden devam ettim.
Yazar Suriye'de yaşananlardan ilhamla bu romanı yazmaya karar vermiş. Diyaloglar kitabı olduğu için okumaya karar vermiştim, youtube da diyaloglar videocusu izlemenizi tavsiye ederim.