Hemen her Ayfer Tunç kitabında olduğu gibi başladığınız anda elinizden bırakmak istemeden okuduğunuz bir eser Annemin Uyurgezer Geceleri. Kitap neredeyse masmavi bir deniz gibi sizi içine çekiyor ve gerçeklikle bağınızı kesiyor. Kitabın içindeki gerçeğin peşine düşüyorsunuz.
Kitapta anlatıcı Şehnaz'ın gözünden kendi hayatına, annesinin ve anne annesinin hayatına tanıklık ediyoruz. Yazar sadece bunun yetinmemiş Şehnaz'ın hayatına giren her karaktere de belirli ölçülerde ışık tutmuş bu sayede romanın sonuna geldiğinizde aklınızda tek bir soru işareti kalmıyor. Romanda yazarın da sıklıkla bahsettiği gibi insanın kendi hayatına bakması, sorgulaması oldukça zordur. Ancak kendimize benzer başka yaşamlar görünce artık bu sorgulamadan kaçmanın imkanı yoktur bu nedenle roman sayesinde kendi geçmişinizde yolculuğa çıkacağınız sayfalar da olabilir.
Sadece karakterlerin değil olayların yaşandığı dönemlerin sosyolojik ve ekonomik havasını da soluma fırsatınız oluyor. Toplumun başka dönemlerinde insanların birbirine karşı tavırları, niyetleri ve beklentileri satır aralarında karşınıza çıkıyor. Bu bir çok okur için geçmiş dönemleri zihninde canlandırabildiğinden dolayı oldukça kıymetli.
Annemin Uyurgezer Gecelerinin içinde okuru aşk hikayesi de bekliyor. Beni en çok aşık olma halindeki bir kadının duygularını bu kadar gerçek ve derin hissettirirken aynı zamanda karakterin aynı gerçeklikle kendini eleştirmesi etkiledi. Her hatanın çok farkında olduğunu bilerek yaşanan bir aşk hikayesi okuyorsunuz. Hem çok gözü kara hem de gayet aklı başında..
Kulağımda Ayfer Tunç'un sesi ile büyük merakla bir solukta okudum. Yazarıyla aynı çağda yaşadığım için her zaman çok şanslı hissediyorum.
Türkiye'nin yeni zengin sınıfı da öyle yapmıştı, hızla fakirleştirdiği kültürlü, biraz kibirli, medeni ve neşeli olmaktan vazgeçiremediği sınıfların yaşama sevincini öldürmeyi görev bilmişti. Başarıyordu ama sonra bir şey oluyordu, bu sınıflar yeniden canlanıyordu.
....
Çünkü yaşama sevinci öldürülemiyordu, bir süreliğine soldurulabiliyordu ama yok edilemiyordu.