"Ey İman edenler! Allah (-u Tealâ) ın yardımcıları olun, nitekim Meryem oğlu İsa havarilere: Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havariler de 'Allah'ın yardımcıları biziz' demişlerdi. Bunun üzerine Beni İsrail'in bir kısmı inanmış, bir kısmı da inkâr etmişti. Nihayet biz inananları düşmanlarına karşı destekledik böylece galip oldular." (Saf Suresi: 14)
Bu gün bu ümmetin uleması da bu şekilde Allah rızası için bu vazifeyi yapmaya kalkar (emri bil maruf, nehyi anil münker yapar) larsa, Allah-u Tealâ bizi de düşmanlarımıza karşı teyid ederek (destekleyerek) galip edecektir.
Zira Mevlâ Tealâ bu ayeti kerimede açıkça, bizim hâlimizi İsa (Aleyhisselam) in kavminin hâline benzetmiştir ki, bizim de onlar gibi Allah'ın dinine yardım ettiğimiz takdirde mutlaka galip olacağımızı açıkça ifade etmektedir.
Allah-u Tealâ'nın dinine yardım ise: Bütün müslümanların seferber olarak, her mahallede bir erkek, bir de kız Kuran medresesi açmaları, erkek talebeler için, Allah-u Tealâ'yı seven, Kuran-ı Kerimi seven erkek bir hoca efendinin, kız medreseleri için de böyle bir hoca hanımın, kız talebelerini okutmasını temin etmeleri, o medreselerden yetişecek talebelerin de ehli sünnet itikadı ve ameli üzere yetiştirilip bütün memlekete yayılmalarını, vaaz ve nasihat yaparak bütün milleti uyandırmalarını sağlayarak, Kuranı Azimüşşana ve Sünnet-i Seniyye'ye yardım etmelerinden ibarettir. İşte Allah-u Teala'ya yardım böyle olur.