T.

Burada şunu belirtmek gerekir ki, nişan hiçbir zaman nikâhtan bir parça olmadığı için nişanlıların dînen birbirlerine yabancılığı sürmektedir. Bu yüzden nişanlıların evde olsun, arabada olsun, umûmî gezi yerlerinde olsun iki yabancı gibi mahremiyet kāidelerine titizlikle riâyet etmeleri, halvet olmamaları, kapalı yerde yalnız kalmamaları, telefon ve internet görüşmelerine yönelmemeleri, zarûrî birkaç görüşme yaptıklarında da lâubâlî davranmamaları ve birbirinin ellerini asla tutmamaları gerekir. Zira nişanlılık başkasının nişan yapmasına mânî olmak dışında iki taraf arasında hiçbir mahremiyet sağlamaz, dolayısıyla nişanlı çiftler arasında nâmahremlik devam etmektedir.
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sözün tesiri...
Bir deneyde kâğıt parçasına, "Sen çok güzelsin, harikasın, seni çok seviyorum." diye yazılıp suya atılıyor. Bir başka kâğıt parçasına da, "Aptal, senin kafan çalışmaz. Seni hiç sevmiyorum." şeklinde hoş olmayan, hakaret edici sözler yazılıp suyun içerisine atılıyor. Güzel sözlerin yazılıp atıldığı suyun daha berrak, parlak ve kristalimsi olduğu fakat öbürünün daha isli, kara ve bulanık olduğu görülüyor. Su dahi söylenen ve yazılan sözden etkilenip şekil alıyorsa, yüzde yetmişi su olan insan söylenen sözden etkilenmez mi?
1000Kitap
Geçenlerde bir dostum çok güzel bir şey söyledi, "Benim hayat felsefem; her gün en az beş kişiye, 'Allah senden razı olsun.' dedirtecek bir güzellik yapmaktır, onları mutlu edecek bir harekette bulunmaktır."
Alıntı
Ceza infaz kurumunda bir mahkumun sözleri:
"Hocam, cezaevi insan için iyi midir? Elbette iyi değildir. Ama benim için çok iyi oldu. Bir suç işledim ama burada kendimi, hayatın anlamını keşfettim. Oturup saatlerce, günlerce, sabahlara kadar bunu düşündüm biliyor musunuz? Ben kimim? Yaratıcı, beni neden yarattı? Benim bu dünyadaki fonksiyonum, yerim nedir? Yaratıcı; beni bir karınca, bir böcek, herhangi bir varlık olarak yaratabilecekken eşref-i mahlûk olarak yaratmış. Düşünüyorum, o zaman benim diğer canlılardan bir farkımın olması lazım. Ama buraya düşmeden önceki hayatımı gözümün önünden geçirdiğim zaman, benim aslında o yaratıcının yarattığı insan dışındaki diğer varlıklardan pek farkımın olmadığı ve hatta birçoğundan daha aşağılık olduğumu görüyorum. Ben; burada kendimi, yaratılış gayemi keşfettim. Kendimi buldum hocam. İnşallah buradan çıktığım zaman çok daha farklı bir hayat yaşayacağım. Çok daha farklı bir insan olmaya karar verdim. Diyeceksiniz ki birçok insan, buradayken aynı şeyleri söyler ama çıkınca farklı olur. Ben, dışarıda yaşayacağım o hayatı şimdiden burada yaşamaya başladım. Bu sıkıntılar içerisinde bile hayata pozitif bakmayı öğrendim. Birileri için hücre, birileri için cezaevi, birileri için çok karanlık bir dünya... Bu karanlık dünya, benim hayatımın aydınlığı oldu hocam. Burası benim hayatıma ve bundan sonraki geleceğime ışık tuttu. Hocam, siz eğitimcisiniz. Ne yapın edin, dışarıdaki gençlerin bir şekilde gelip buraları görebilmelerini sağlayın. Bir gelseler, burada bir hafta kalsalar, hayatın ne olduğunu o zaman çok daha iyi anlarlar." dedi.
1000Kitap
"Kendi dışındaki dünyayı bilmeyen insana, cahil denir. Ama kendini bilmeyen insana, gafil denir."
Alıntı