Ama tuhaftır, yıllardır hayalini kurduğum o rüya gerçekleşince, ne heyecan, ne mutluluk, ne de bir sevinç uyanmıştı içimde. Sanki daha dün gördüğüm, sıradan bir arkadaşımla konuşuyor gibiydim.
"Her tarihçinin bir görüşü olurdu. Bazılarımız olaylara Batı'nın gözlükleriyle bakarken, bazılarımız da Doğu'nunkiyle bakabilirdik. Tüm bunlardan arınmış objektif bir bakış belki mümkündü, ama yine farklı disiplinlerin etkisinden tümüyle kurtulmak imkansızdı."
İnsanoğlu öyle acayip bir mahluktur ki onun öncelik sıralamasında ekmekle, din sık sık yer değiştirir. Karnı açsa, onun için en kutsal mekan midesidir. Ancak bedeninin ihtiyaçlarını giderince, yani dünyalığını kurtarınca öteki dünya aklına gelir.