Tuğçe

Tuğçe
hope against all hope!
O kadar güzel bir tahlil ki…
Bugün Türkiye’de nesillerin beraberce okuduğu beş kitap bulamayız. Dar muhitlerin dışında, eskilerden zevk alan gittikçe azalıyor. Biz galiba son halkayız. Yarın bir Nedim, bir Nef’î, hatta bize o kadar çekici gelen eski musiki ebediyen yabancısı olacağımız şeyler arasına girecek.
Sayfa 246·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bugün bir insan Türkiye’yi her şey olabilir, sanabilir. Halbuki Türkiye yalnızca bir şey olmalıdır, o da Türkiye. 
Sayfa 242·Kitabı okudu
1000Kitap
Zaman geriye dönmez. Fakat insan yine bilinen şeyden istenen şeye doğru hayal kuruyor.
Sayfa 238·Kitabı okudu
1000Kitap
Öğretmen odalarımızın başlıca sohbet konularından…
Öğretme ve yetiştirme işleri için de aynı zaruretlerle karşı karşıyayız. Birtakım mekteplerimiz var, bir çok şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı adet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarım münevver hayatı kaplayacak… O zaman ne olacak? Kriz… Halbuki maarifi istihsalin(üretimin) yardımcısı yapabiliriz ve dahili échange’ı (değişimi) artırabiliriz. Bütün mesele burada.
Sayfa 243·Kitabı okudu
Alıntı
Bir arpa boyu yol alamamak ne acı…
Bir imparatorluğun tasfiyesinden doğduk. Bu imparatorluk eski bir çiftçi imparatorluğuydu. Hala onun iktisadi şartları içinde bocalıyoruz. Nüfusumuzun yarısından fazlası istihsale(üretime) açılmamış. Müstahsil(üretici) olan da faydalı şekilde yapamıyor. Sadece çalışıyor, emek sarf ediyor. Fakat insan beyhude çalışırsa çabuk yorulur. Bakın, hepimiz yorgunuz! 
Sayfa 243·Kitabı okudu
Alıntı