Ey her an patlamaya hazır bomba gibi ilk gençlik dönemi ömrümüzün! Zaman her birimizi acımasızca yontacaktı; düşman çizmesi altındaki ülkede siyasi fikir ayrılıklarının teferruat bile sayılmayacağını yaşayarak öğrenecektik biz Harbiyeliler!
Bu ülkenin bir yerlerinde sinemaya giden kızlar kasaba meydanlarında boğazlanıyorsa hâlâ, dayak yiyen kadınlar çocuklarıyla birlikte ölmeyi seçiyorsa, öğretmensiz, okulsuz binlerce köydeki kız çocukları parayla alınıp satılıyorsa, insan nasıl olup da çağın gereklerinden ve gerçeklerinden payına düşeni almayı bu biçimde savunabilir? Ben hâlâ bunlara şaşıyorum işte.