The Hermit

The Hermit
@TheHermit
~ Eski Mezopotamyalılar ölümsüzlüğe inanmadıkları halde bir tür ölüm sonrası kalıma inanıyorlardı; bu bir bakıma çelişkidir. Ölümün insanı korkunç bir değişikliğe uğrattığına inanıyorlardı; bir etimmu'ya dönüşüyordu. "Etimmu'nun ölüm sunularıyla beslenmesi gerekiyordu ve ihmal edildiğinde, hayattakilere eziyet etme gücüne sahipti... Mezopotamya demonolojisinde öldüğü bilinmeyen ve ölü gömme töreni gereğince yapılmayanların etimmu'ları en ürkütücüler arasındaydı. Ama öbür dünya, gereksinimler yeterince karşılandığında bile korkunçtu. Kur-nu-gi-a'da, besinlerin tozdan, tözlerinin balçıktan oluştuğu, dönüşsüz bir ülkede oturuyorlardı... burada hiç ışık görmüyorlar ve karanlıkta oturuyorlardı." ~
Tarih ve Kültür
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
~ Bengal'de bir Dravid kabilesi olan Kondlar toprak tanrıçasına kurban sunuyorlardı. Meriah olarak bilinen kurban ya ailesinden satın alınıyordu ya da kendileri kurban olan bir ana babanın çocuğuydu. Meriah'lar yıllar boyu mutlu bir hayat sürdürüyor ve kutsanmış varlık olarak görülüyorlardı; diğer "kurbanlar"la evleniyorlar ve çeyiz olarak bir toprak parçası alıyorlardı. Kurban edilmeden iki hafta kadar önce, kurbanın saçı herkesin hazır bulunduğu bir törende kesiliyordu. Bunu bir orji izliyor ve Meriah yakındaki "henüz balta girmemiş" ormanlık bir bölgeye götürülüyordu. Eritilmiş tereyağı, diğer yağlar ve çiçeklerle meshediliyor ve sonra afyon veriliyordu. Ya ezilerek, ya boğularak ya da mangal üzerinde yavaş yavaş kızartılarak öldürülüyordu. Daha sonra kesilip parçalara bölünüyordu. Bu ceset yakındaki köylere götürülüyor ve iyi bir hasatı güvencelemek için toprağa gömülüyordu. ~
Tarih
~ Paranın keşfiyle yepyeni işler ortaya çıktı. Mesela Sardis'te bilinen ilk genelevler inşa edildi ve kumar oynanmaya başlandı. Çalışma ve insan emeği sikke cinsinden değer taşıyan bir mala dönüştü, yani artık zaman da bu şekilde (maddi olarak) ölçülebiliyordu. ~
Tarih
~ İngilizce'de maaş anlamına gelen "salary" kelimesi köken olarak, Latincede "tuzdan" anlamına gelen "salarius" kelimesinden gelir. (Romalı askerlerin maaşları, yavan olan yemeklerini tatlandırmaları için tuzla ödenirdi.) ~
Tarih
~ En eski dönemlerde, erkeğin işlevi keşfedilmeden önce kadının doğurganlığının, insanlığın en büyük gizemi ve mucizesi olduğunun düşünüldüğü ve Batı Avrupa'da bulunan anıttaş dolmenlerin -taşlarının erkeklik organını andırdığı göz önüne alındığında- erkeğin yeni ulaştığı anlayış seviyesinin kutlanması amacıyla yapılmış tapınaklar/gözlemevleri olması mümkündür. Taşlara cinsel bir anlam verilmesi arkeologların bulguları zorlayarak bir sonuca vardıkları sıradan bir durum olarak görülemez. Mesela İncil'de Yeremya bir taşa "Beni sen var ettin" diyenlere değinir. 20. yüzyılın başlarında Avrupalı köylüler arasında bu taşların doğurganlığı artırıcı etkilerine olan inanç hâlâ yüksekti. "Fransa'da çocuk sahibi olmak isteyen genç kadınlar taşın üzerinden kayar, taşların üzerine oturur ya da karınlarını belli taşlara sürterlerdi." ~
Tarih