Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlandırılmasının ardından -henüz Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmadığı- 20 Mart 1923 tarihinde halka hitaben yaptığı konuşmasında Atatürk; "Münevverlerimiz (aydınlarımız) milletimi en mesut millet yapayım der. Başka milletler nasıl olmuşsa onu da aynen öyle yapalım der. Lakin düşünmeliyiz ki, böyle bir nazariye hiçbir devirde muvaffak olmuş değildir. Bir millet için saadet olan bir şey diğer millet için felaket olabilir. Aynı sebep ve şerait (şartlar) birisini mes 'ut ettiği halde diğerini bedbaht edebilir. Onun için bu millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden, keşfiyatından, terakkiyatından istifade edelim, läkin unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz," diyerek, modernleşmenin körü körüne taklitçiliğe dayanmaması gerektiğini, çağdaş medeniyetin her türlü ilminden, keşiflerinden, gelişmesini sağlayan unsurlardan yararlanılması gerektiğini ancak, gerçek anlamda gelişmemizi sağlayacak unsurun kendi öz benliğimiz olduğunu ve dolayısıyla çağdaş medeniyetin unsurlarından yararlanılarak kendi öz benliğimiz dâhilinde gelişmemiz gerektiğini belirtmiştir.
Biz, Türklerin her devirde ziraatle de uğraştığını görüyoruz. Türkler icap ettiği zaman harp sahasında temayüz ettikleri gibi, şartlar müsait olduğu zaman sulhün hamisi olmasını da bilmişlerdir. Orta Asya Türkleri'nin tarihlerinde görülen medeni devirler, Türk sulhu (Pax turcica), Türk kuvvetiyle temin edilmiş sulh ve müsalemet sayesinde mümkün olmuştur. Milletler için barışçılık da, savaşçılık da değişmez ruhi haletler değildir. Tarihi, iklimi ve iktisadi şartlardan doğan neticelerdir.
Dünyayı adeta büyük bir araştırma sahası olarak gören ve daima en üstün, en gelişmiş ve en mükemmel olanı öğrenmeyi prensip olarak benimseyen Japonya, 19. yüzyıl modernleşme hareketleri çerçevesinde, yurt dışı eğitiminden geniş ölçüde yararlanmış; donanma ve ticari marina alanlarında İngiltere'ye, ordu ve tıp alanlarında Almanya'ya, hukuk alanında Fransa'ya ve nihayet ticaret iş ve metotları konusunda Amerika'ya araştırma, inceleme ve eğitim amacıyla öğrenciler göndermiştir.
Yurt dışına gönderilen bu öğrenciler, eğitimlerini tamamlayıp ülkeye dönmeye başladıklarında, yüksek ücretler verilerek ülkeye getirilen yabancı tekniker, uzman ve eğitimcilerin yerini almaya başlamışlar ve ülkenin sosyo-ekonomik, askeri ve endüstriyel modernizasyonunun gerçekleştirilip ilerletilmesinde önemli bir rol üstlenmişlerdir.