Robert Langdon

Robert Langdon
@TheThoth
Tarih
Lisans
İstanbul
İstanbul, 3 Kasım
620 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
10/10
·216 syf.·
2023 19. kitabı
"Bir kedi gördüm sankiii" diyerek kitaba koşmam yok mu, tam bir kedi manyağıyım :D Kitabın adından dolayı çok tatlış bir ütopya okuyacağımı düşünürken tam bir distopya ile karşılaştım. Bu da bana George Orwell'ın Hayvan Çiftliği ve 1984 eserlerini hatırlattı. ^^ Kitabın konusuna gelirsek; uzay gemisinin Mars'a düşerek kaza yapması sonucunda gözünü Kedi Ülkesi'nde açan Çinli astronotumuzun başından geçenleri, şahit olduğu ilginç durumları konu alıyor ve bizde böylece bu ülkede yaşayan Kedi İnsanlardan oluşan toplulukla tanışıyoruz. Ama nasıl bir topluluk! Ahlâksızlığın, yalanın, riyakârlığın tavan yaptığı, kadınların sadece ''o iş'' için görülüp aşağılandığı, insanları ezen -dahası öldüren- bunun adına da "özgürlük" diyen, insan canının tamamen hiçe sayıldığı yozlaşmış, cahil bir topluluk! Bu topluluğun daha doğrusu halkın başında da Büyük Akrep denilen kedi insan var. Tam bir kurnaz tilki. Bu şahıs kedi ülkesinin en önemli kişilerinden olup; hem toprak sahibi, hem politikacı, hem şair, hem de bir komutan. Ayrıca Büyülü Ağaç Ormanı da elinde bulunduruyor. Biz insanlarda ekmek-su neyse, bu Büyülü Ağaçlarda yetişen Büyülü Yapraklar da kedi insanlar için o; ki tek besinleri... Bu lezzetli ve sulu yapraklar aslında halkın bilincini uyuşturmak için Büyük Akrep tarafından kullanılan bir yöntem. 3-5 yapraktan sonra bilinci tamamen uyuşmuş bir hâlde, aptal aptal ortalıkta dolaşan, hiçbir şey sorgulamayan kedi insanlar... (30-40 yaprak kadar yersende ölüyorsun tabii o da ayrı bir mesele :D) Açıkçası ben bu yaprakları biraz da dinlere benzettim :D Din toplumda nasıl bir afyon etkisi yaratıyor ise Büyülü Yapraklar'da bu insanlar için öyle bir etki yaratıyor işte ve kimse hiçbir şeyi sorgulamıyor, herkes gelişine yaşıyor :D -Bu halkı yönetmek zor olabilir miydi? İyi bir liderleri olsa
İnceleme
Kedi GezegeniLao She · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,179 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok İyi Bir Yüksek Lisans Tezi
10/10
·197 syf.·
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Sezen Kılıç ’ın Yüksek lisans tezi olan bu çalışma, hakkında çok fazla malumata sahip olmadığımız bir alanı incelemektedir. Eserin girişinde Türk- Alman ilişkisinin ilk başlarını yüzeysel anlatıp sonra konusu olan zaman aralığı olan 1852-1945 dönemi bizlere anlatmaktadır. Eserin Cumhuriyet öncesi evresinde, ülkenin durumu, Almanlarla olan ilişkilerin seviyesi ve özellikle ülke içindeki yabancı okulların durumu hakkında gayet dikkat çekici bilgiler bizleri karşılamaktadır. Okurken o dönemin ne kadar aciz durumda olduğunu anlamak, bazı okurların canını sıkabilir. Ne yazık ki gerçeklerde burada anlatılanlardır. Yabancı okullar konusu hâlâ yeteri kadar araştırılıp, eserler sunulmadığı için böyle bir çalışmanın verdiği katkıda paha biçilmezdir. Almanya’nın Bismarck’ın becerileriyle 1871 tarihinde birleşmesiyle, Avrupa’da kartlar yeniden dağıtılmış desek aslında abartmış sayılmayız. Kısa sürede güçlenen ve diplomatik manevralarla Almanya’nın çıkarlarının peşinde koşulan dönemin ardından, Bismarck sonrası dönem diyeceğimiz dönemde Almanya emperyalist savaşların içine girmiş ve bu savaşa biraz geç kalınmış olmasından dolayı verimli sahaları kaptırdığını fark etmesi uzun sürmemiştir. Tabi bu sürecin eseri ilgilendiren kısmı, Bismarck sonrası dönemde Almanya’nın Şark meselesiyle daha fazla ilgilenmiş ve bunun da etkilerinden biri yabancı okullar kısmıdır. (Osmanlı’da yabancı okullar hakkında da grafiklerle desteklenen bilgilere de eserde ulaşabilirsiniz) Bu konuda da hem avantajlı olduğu durumlar hem dezavantajlı olduğu durumlar vardır. Bölgelerde Fransız okullarının sayısı fazla olmasına rağmen, Almanya’ya karşı daha fazla sempati beslenme durumları da görülmüştür. Bosna’nın Avusturya tarafından ilhakına kadar Osmanlıda Almanya’ya karşı sempati en üst seviyededir. Yabancı
1000Kitap
Türk Alman İlişkileri ve Türkiye'deki Alman OkullarıSezen Kılıç · Atatürk Araştırma Merkezi · 20053 okunma
Vizyon Önemli Bir Mesele
10/10
·619 syf.·
Beğendi
·
2022 40. kitabı
20. yüzyıl, hakkında en fazla bilgiye sahip olduğumuz ve Avrupa'nın güç bakımından zirvedeyken, birbirine düşmesi sonucu karşılıklı olarak birbirlerini zayıflattıkları dönemi kapsamaktadır. Bu güçlerin bir kolu olan bilgi gücü, entelektüel sınıfın, Almanya'daki olan topluluğunun büyük bir kesimini oluşturan Yahudi bilim insanları, akademisyenler, doktorlar, mühendisler vs. 1930' lu yıllarda, Hitler'in başa gelmesi ve güttüğü siyaset sonrası, can güvenlikleri için yaşadıkları ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar. Kavgam adlı eserin, incelemesinde' de belirttiğim gibi, bu dönemi anlamak için, o dönemin şartlarının iyi anlaşılması gerekmektedir. Avrupa'da ve ABD'de anti-semitizm çok yüksek orandaydı ve Almanya'dan kaçmak isteyen kişiler, bu ülkelere yaptıkları başvurularda olumlu geri dönüşleri bulamamışlardır. 1932 yılında Türkiye'ye eğitim reformu ile ilgili bir rapor yazması için davet edilen Albert Malche'n mevcut durumu açıklaması ve bu durumdan Atatürk'ün haberdar olmasıyla gelişmeye başlayan, entelektüel sermayenin Türkiye Cumhuriyeti'ne gelme sürecini anlatan bu eser, ilgili dönemi merak edenlerin bakması gereken önemli bir eserdir. NAZİ partisinin iktidar olmadan önceki Almanya'yı biraz gözümüzde canlandırmak, bu süreci anlamak için ufak bir ışık sağlayabilir. 1871 yılının Ocak ayında Versailles Sarayı'nda Alman Ulusal Birliği adı altında Almanya birliğini sağlar. Bismarck gibi deha'nın önderliğinde Avrupa'da önemli bir güç haline gelir ve siyasi ortamı olabildiğince çıkmaza sokacak ve Almanya'nın bundan maksimum fayda sağlayabileceği bir ortam oluşturmaya gayret eder. Bismarck'tan sonra bu siyaset değişmeye ve Almanya yayılma siyaseti gütmeye başlar ve bunun neticesinde 1. Dünya Savaşı'na varan gelişmeler meydana gelir. 1. Dünya Savaşı'nın kaybedenlerinden
Tarih
Nazizmden Kaçanlar ve Atatürk'ün VizyonuArnold Reisman · Türkiye İş Bankası Yayınları · 201110 okunma
Bernard Lewis:
“Köprülü ve Barkan zamanının büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlimi...”
Sayfa 489 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Söyleşi-Röportaj
Büyük işlere giriştiniz mi tepki almak kaçınılmaz. Büyük iş yapan, büyük dertlere katlanmak zorunda.
Sayfa 411 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Söyleşi-Röportaj